Printronics PCB İşletme Müdürü Atila ONAR: “Müşterilerimiz Acil Hizmet İstediğinde Taleplerini Karşılayabilmek için Üretim Kararı Aldık”

👤Röportaj: Müge ŞENEL ESATOĞLU / Fotoğraf: Garo MİLOŞYAN

Firmanızı genel hatlarıyla tanıtır mısınız?

🔍Atila Onar: Firmamız, 2007 yılında baskı devre kartı ticareti üzerine kurulmuş bir firma. İki yıl evveline kadar da böyle olmayı sürdürdü. Bu beş yıllık dönemde, tek yüzlü, çift yüzlü, çok katlı baskı devre kartı konusunda faaliyet gösterdi.
Yurt dışından anlaşma yapılan tedarikçilerde yaptırılan üretimlerin Türkiye’de müşterilere sunulması şeklinde bir faaliyetimiz vardı. Ancak iki yıl önce bir üretim kararı aldık. Bu karar doğrultusunda şu andaki tesisimizin alınması, tesis olarak altyapısının hazırlanması, daha sonra makine yatırımlarının başlaması, bu makine yatırımlarının ardından makinelerin kurulumu, testleri vs. şeklinde bir süreç içindeyiz.
Henüz sonuçlanmış değil fakat üretim yatırımımızın yaklaşık %80’i gerçekleşmiş durumda; ekipman firmamıza girmiş durumda. Bunların testleri peyderpey yapılıyor ve prototip şeklinde üretime de başladık.

Üretim faaliyetlerinizi detaylı olarak anlatır mısınız?
Atila Onar: Şu anda hem makinelerimizi test ediyoruz hem de müşterilerimizin numune ihtiyacını karşılıyoruz. Elbette istediğimiz nokta bu değil, daha alacak çok yolumuz var. Üretimin geri kalan %20’lik kısmı için ise makine siparişlerimizi vermek üzereyiz. Bir aksilik olmazsa birkaç ay içerisinde onların da tesisimize girişi yapılacak. Daha sonra işbaşı eğitimleri ve testler yapılacak. Hedefimiz, her şeyiyle birlikte yatırımımızı sene sonu itibarıyla tam olarak çalışır duruma getirmek.
Şu anda yine üretimle ilgili hedefimiz de tek yüzlü (FR-4, CEM-1, ALU materyalden) ve çift yüzlü FR-4 baskı devre kartı, SMD montaj prosesinde kullanılan stencil yani piyasa tabiriyle elek imalatını başlatmış bulunuyoruz. Müşterilerimizden halihazırda aldığımız siparişleri mevcut tedarikçilerimiz üzerinden üretiyor ve sevk ediyoruz. O alanda sistemimiz düzenli çalışıyor. Fakat baskı devre kartı üretimi alanında az önce bahsettiğim gibi eksiklerimiz var, onları da yılsonu itibarıyla tamamlayıp 2014 başında her şeyimizle burada baskı devre kartı ve stencil imalatı yapan bir firma noktasına gelmeyi hedefliyoruz.
Peki üretim yaparak neyi hedefliyoruz? Bugün kendi sektörümüzle ilgili bir analiz yaptığımızda, aslında baskı devre sektörünün Türkiye’de üretim olarak günden güne daralan bir sektör olduğunu görüyoruz. Bu daralma sürecinde biz ters bir hareketle üretim kararı aldık. Bizim şu anda ölçebildiğimiz kadarıyla %20-25 aralığında pazar payımız var. Bu payın içerisinde acil hizmet isteyen müşterilerimiz de var. Bu acil hizmet talebini yurt dışından her zaman karşılamamız olanaklı olmayabiliyor ya da bunun yüksek maliyetleri olabiliyor. Dolayısıyla müşterilerimiz acil hizmet istediğinde taleplerini karşılayabilmek için üretim kararı aldık. Rekabetçi fiyatlar sunmamız gerektiğinde ise yine yurt dışından ithalatla müşterilerimizin beklentilerini karşılamaya devam edeceğiz.

Yani müşterilerinizi daha fazla memnun edebilmek için üretime başlıyorsunuz…
Atila Onar: Üretimi biz bir silah gibi görüyoruz. Mesela iki sene sonra yurt dışındaki dengeler veya Türkiye’deki ithalat mevzuatı olsun ya da başka prosedürler değişebilir. Hazırlıksız yakalanmak istemiyoruz. Bu adımı atmamızın nedeni de bu. İleride yurt dışından ithalat rantabl duruma gelmez ise biz hazırlığımızı yapmış olacağız.

🔍Göksel Kaya: B planımız böyle diyebiliriz. Dolayısıyla üretimi çok önemsiyoruz. Bunu sadece prototip imalatları yaptığımız küçük bir makine parkı gibi düşünmüyoruz. Belki başlangıçta küçük miktarda veya acil siparişlerimizi burada üreteceğiz ama makine parkımızı bize bir sonraki adıma geçme imkanını da verebilecek şekilde düşündük.

Şirketin yapılanmasıyla ilgili bilgi verebilir misiniz?
Atila Onar: Şirketimiz bir limited şirket. Firma ortakları profesyonel olarak iş başında; genel müdürümüz Bahri Hoşboy, genel müdür yardımcımız ise Halime Hoşboy.
Ben, işletme olarak tanımlayacağımız üretim planlama, üretim, kalite kontrol, sevkiyat, depo gibi faaliyetleri içine alan işletme tarafına nezaret ediyorum. Dolayısıyla genel müdürlük altında iki tane ana fonksiyon düşünebiliriz. Daha ziyade mali işlerden ve finansmandan sorumlu bir genel müdür yardımcımız var. Üretim, işletme gibi fonksiyonlara da bakan bir işletme müdürlüğümüz var.

Hangi sektörlere hizmet veriyorsunuz, müşterilerinizden birkaçının ismini verebilir misiniz?
Atila Onar: Şu anda aslında baskı devre kartlarının kullanılmadığı sektör çok az kaldı ama ana sektörler elektrik, elektronik ve aydınlatma. Elektroniğin de çeşitli dalları var; beyaz eşya elektroniği, savunma sanayii elektroniği gibi… Yüksek teknoloji üretim yapan firmalar artık Türkiye’de artmaya başladı, bunlara dönük hizmet vermeye çalışıyoruz.
Aydınlatma sektörüne, özellikle LED aydınlatmanın giderek hacminin artmasıyla birlikte baskı devre kartı konusunda da birtakım değişiklikler oldu. Alüminyum PCB ya da termal clad olarak adlandırılan bu kart konusunda da talep söz konusu. Dolayısıyla aydınlatma sektörüne de hizmet veriyoruz. Belli başlı müşterilerimizi sayacak olursak savunma sanayi firmalarından Roketsan’a, TÜBİTAK’a, Havelsan’a, TAİ’ye hizmet veriyoruz. Ayrıca bu firmalara hizmet veren alt yüklenicilerle de çalışıyoruz. Doğrudan sözgelimi Roketsan’la çalışmamız var ama Roketsan’dan bir proje almış firmaya da hizmet veriyoruz.

2013’ün ilk yarısı firmanız açısından nasıl geçti?
Atila Onar: İş alınması, hedeflerin tutturulması açısından firmamız şu anda iyi durumda diyebiliriz. Fakat günümüzde çevremizden de gözlediğimiz kadarıyla firmaları sıkıntıya sokan şey piyasadaki nakit akışında, hatta güvenilir evrakla ticaret yapılması noktasında ciddi sıkıntılar var. Eskiden siparişler alındığında yüzler gülerdi, şimdi acaba tahsilat yapılabilecek mi endişesi çok yoğun yaşanıyor. Bu 2013’ün ilk 6 ayına mahsus bir şey değil elbette ama son birkaç yıldır bu böyle ivmelenerek devam ediyor ve bizim gibi firmaları sıkıntıya sokuyor. Bundan dolayı ciddi maliyetler üstlenebiliyoruz. Hem finansman maliyeti olsun hem de sair hukuki işlemler sebebiyle… Bunlar tabii sevimsiz şeyler olmakla birlikte piyasada böyle bir realite var. Dolayısıyla şu anda pazarlama ve satış hedeflerini belirlerken gerçekten tahsilat ve ödeme konularını da dikkate alarak planlama yapıyoruz. Kendi yatırımlarımızı da bu gerçekleri göz önüne alarak yapıyoruz elbette. Toparlayacak olursak, 2013’ün ilk 6 ayı iş açısından sıkıntısız hatta geçen yıla oranla %20 büyüme kaydettik, fakat tahsilat konusunda sıkıntılı oldu diyebiliriz.

Sizi piyasadaki rakiplerinizden farklı kılan özellikleriniz nelerdir?
Atila Onar: SMD dizgi uygulamalarında kullanılan, piyasada çelik yelek olarak adlandırılan, stencil olarak da literatürde isim bulan malzemeyi ve aracı şu anda kendi tesisinde üreten tek PCB firmasıyız. Türkiye’de iki tane pazarı domine eden firma vardı ama stencil firmasıydı bunlar. Bir tanesi yurt dışı firması, bir tanesi yerli firma. Fakat PCB firması olarak bu yatırımı yapan ve kendi bünyesinde bunu üreten ilk firmayız. Burada yine amacımız müşterimize kısa sürede hızlı hizmet vermek.
Ayrıca biz, Kanban sistemi yahut Just in Time olarak adlandırılan modellerden esinlenerek bazı müşterilerimize onlar adına stok üretimler yapıyoruz veya yurt dışından ürün getiriyoruz. Şu anda depomuzda bir hayli böyle müşterimizin ürünü var. Müşterimiz sipariş verdiğinde aynı gün hizmet sunabiliyoruz. Kanban, Just in Time sistemlerini ya da Home depo uygulamalarını incelediğinizde zaten amacın bu olduğunu görüyorsunuz; müşterinin stok maliyeti ya da ekstra diğer maliyetler üstlenmeden kısa sürede ürüne ulaşabilmesi hedeflenir. Biz de bunu sağlamaya dönük böyle bir hizmet sunuyoruz.
Ar-Ge çalışmalarınızdan bahseder misiniz?
Atila Onar: Biz müşterimizin dizayn ettiği projeleri realize ediyoruz. Dolayısıyla aslında bir Ar-Ge’miz yok. Ama Ar-Ge mantığıyla çalışan bir teknik bölümümüz var. Burada müşteriden gelen dataların incelenmesi, baskı devre kartı imalatına uygunluk açısından kontrol edilmesi ve müşterilere uygun değilse çözümlerle beraber dönülmesi gibi çalışmalar yapılıyor.

Göksel Kaya: Özellikle aydınlatma sektöründen gelen teknik bilgilere göre örneğin LED tipinin kodu, teknik doküman ve bağlantı şekilleri verildiğinde biz burada çizim yapabiliyoruz. Yani müşterimizin Ar-Ge gereksinimini de burada karşılıyoruz. Bu sayede müşterilerimizden olumlu dönüşler alıyoruz.
Sektörün durumu hakkında ne düşünüyorsunuz?
Atila Onar: Sektör üretim penceresinden baktığımızda zorlanıyor çünkü Türkiye’deki maliyet yapısı, gerek işçilik, gerek enerji, hammadde maliyetleri açısından olsun şu anda baskı devre kartı seri üretimi Türkiye’de gerçekten zor. Bunun sebebi Uzakdoğu’dan ithal edilen ürünlerin daha ekonomik olması. Günümüzde artık, biz de dahil olmak üzere birçok baskı devre kartı firması yurt dışından ithalat yapıyor çünkü ne yazık ki Türkiye’de o maliyetlere inebilme şansımız yok.
Dolayısıyla şu anda sektör üretim açısından baktığımızda bir daralma içerisinde ama elektronik sektörünün gereksinimleri ihtiyaçları bilgi çağında yaşadığımız için her geçen gün artıyor. Fakat bu gereksinim ağırlıklı olarak ithalatla karşılanıyor. Bazı müşteriler de artık kendi ithalatlarını kendileri yapıyorlar; bu da bizim sektörümüzü negatif şekilde etkileyen bir durum. Biz üretim kararımızın bu nedenlerle mantıklı olduğunu düşünüyoruz. Yine yüksek adetli, rekabetçi fiyatlar beklenen işlerde yurt dışından ithalata devam edeceğiz. Müşterimizin acil ürün talebi veya illa ki ürünün burada üretilmesi şeklinde bir talebi olduğunda buradan, bu hizmeti de verebileceğiz.

Eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?
Göksel Kaya: Atila Bey’in de bahsettiği gibi şu anda %25’lik bir pazar payımız var. Bunu adım adım artırma hedefindeyiz şu anda. Öncelikli hedefimiz pazar payımızı %50’ye çıkarmak. Türkiye’de elektronik çok hızla ilerleyen bir sektör. Biz de hızlı ilerliyoruz; yedi yılda çok güzel mesafe kat ettiğimizi düşünüyoruz.

Atila Onar: Bugünden yarına olacak bir şey değil ama hedeflerimiz arasında ihracata başlamak da var. Önümüzdeki yıl onunla ilgili çalışmalarımızı başlatacağız. Özellikle Avrupa’ya ihracat birçok firma için prestijdir ama bizim sadece Avrupa gibi bir hedefimiz yok. Kuzey Afrika, Rusya ya da Balkanlar olabilir ama sonuçta hangi coğrafya olursa olsun ihracat yapmaya önümüzdeki sene başlayacağız.