Enerji, Şalt, Enerji Kalitesi, Pano, Trafo, Kablo, Motor, Kesintisiz Güç Kaynağı, Topraklama, Aydınlatma, Test-Ölçüm, Elektrik Proje-Taahhüt, Elektronik, dergi

Enerji Verimliliği Çalışmalarında Aydınlatmanın Yeri ve Yeni Aydınlatma Teknolojilerinin Enerji Verimliliğine Katkısı

[kutusag=7720]İçinde bulunduğumuz yüzyıl, teknolojinin hızlı gelişimiyle birlikte insanların enerji ihtiyaçlarının arttığı ve dolayısıyla kısıtlı enerji kaynaklarının daha kıymetli bir hale geldiği bir yüzyıl haline gelmiştir. Özellikle 2000 yılında 6 milyar olan dünya nüfusunun bugün 7 milyar düzeyine çıktığını düşünürsek hızlı bir artış olduğunu hepimiz görebiliriz ve de bu artışın bu şekilde devam edeceği öngörüldüğü için enerjimizi daha verimli kullanmamız için yapmamız gereken çalışmalar var.

Doğrudan Enerji Tasarrufu Son Teknolojileri Kullanmak Suretiyle Sağlanabiliyor
Yeni teknolojilerin de katkısıyla tüketilen enerji miktarının üretimdeki miktar ve kaliteyi düşürmeden, ekonomik kalkınmayı ve sosyal refahı engellemeden en aza indirilmesine ‘enerji verimliliği’ diyoruz. Enerji kaynaklarının üretiminden tüketimine kadar tüm adımlarda en yüksek etkinlikte değerlendirilmesi bizim için çok önemli bir parametre. Enerji tasarrufu ise enerji verimliliğinin en önemli faktörü olmuş oluyor. Genellikle az enerjinin kullanılmasını iki ampulden birini söndürmemiz şeklinde algılanmaktayken, enerji tasarrufunu, aslında enerji atıklarının değerlendirilmesi ve mevcut enerji kayıplarının önlenmesi yoluyla tüketilen enerji miktarının kalite ve performansı düşürmeden aza indirilmesidir şeklinde tarif ediyoruz. Doğrudan enerji tasarrufu son teknolojileri kullanmak suretiyle sağlanabiliyor.
Özellikle 2007 yılında kabul edilen 18 Nisan 2007 yılında kabul edilen enerji verimliliği kanunuyla ülkemizde de ciddi çalışmalar başladı. Bu kanunun amacı enerjinin etkin kullanılması, israfın önlenmesi, enerji maliyetlerinin ekonomi üzerindeki yükünün hafifletilmesi, çevrenin korunması, enerji kaynaklarının ve enerjinin kullanımında verimliliğin artırılmasıdır. Enerji verimliliği, enerjinin üretim, iletim, dağıtım aşamalarında endüstriyel işletmelerde binalarda kısaca elektrik tüketilen her mekanda enerji verimliliğinin artırılması, desteklenmesi, toplum genelinde bilincin oluşturulması ve yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanmaya yönelik usul ve esasları kapsıyor. Verimliliğimizi artırmak istemek bir iyileştirme yapmak istemek aslında. Dolayısıyla iyileştirme yapabilmek için öncelikle analiz yapmamız gerekiyor. Bu analizi yapabilmemiz için de birtakım ölçümlemeler yapmamız gerekiyor. ISO 9001 standardında da bu şekilde. İyileştirme yapabilmeniz için analize ihtiyacınız olduğu aşikardır.
Türkiye’de 2009 yılında TEDAŞ’ın yayınlamış olduğu tüketim raporuna göre meskenlerde tüketilen enerji toplam enerjinin %25’ini oluşturuyor. Bu yıldan yıla değişiklik gösterebilen bir durum tabii ki. 2009 yılında arz edilen enerji 185 milyar kW/saatle, 2010 yılında 225.2 milyar kW/saat, 2011 yılında da 285 milyon kW/saat şeklinde arz edilmiş. Yani meskenlerde de enerji tüketiminin hızla arttığına yönelik bir grafik karşımıza çıkıyor. Dolayısıyla insanların artan refah seviyesiyle beraber ışığa daha fazla önem verdiklerini ve enerjiyi daha çok tükettiklerini gösteren bir grafik var. Aydınlatma artık herkesin aşina olduğu bir şekilde elektrik tüketiminin %20’sini ifade ediliyor. Elektrik enerjisinin ne kadar değerli olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda, enerji tasarrufu sağlayacak ürünü kullanmamız ve önlemler almak bizim için zorunluluk haline geliyor. Her ortamda, her binada veya elektrik enerjisinin tüketildiği her yerde aydınlatmanın payı aynı değil. %20 diyoruz ama endüstri tesislerinde %10, alışveriş merkezlerinde %30, ofislerde %40 gibi oranlarda bu tüketim gerçekleşiyor. Bizim 2023 hedefimiz, bu %20 enerji talebini azaltmak. Bu yönde de çalışmaların gayet başarılı bir şekilde yapıldığını görüyoruz. Özellikle dış aydınlatmalarda bu oran 2001 yılında toplam enerji tüketiminin %5’i gibiyken, 2011 yılında %2 mertebesine kadar düştü. Burada enerji üretiminin yaklaşık 2 kat artmasına rağmen tüketim oranının 4888 kW/saat’ten 3986 kW/saate kadar düştüğünü görüyoruz.
Verimlilik artırıcı çalışmalar özellikle artık eski teknoloji olarak adlandırdığımız cıva buharlı lambaların terk edilmesiyle ve daha yüksek verimli lambaların kullanımıyla ortaya çıkmış bir durum. Yüksek basınçlı sodyum buharlı lambaların kullanımı rahat ve etkili olmuş bir şekilde. Armatür sayısında ciddi bir artış olduğunu görüyoruz. 2005 yılında 5 milyon civarı armatür ve lambamız varken 2010 yılında bu 6 milyonun üzerine çıkmış. Yani artmasına rağmen enerji tasarrufu sağlanabilmiş. Bu başarının daha öteye taşınması gerekmektedir.

Her Projede LED’i Seçmek Doğru Bir Yatırım Olmayabilir
Verimli aydınlatma ve tasarruf için öncelikle doğru ışıklandırma seçmemiz gerekiyor. Doğru ışık kaynaklarını seçerken aydınlatma projelerini de yatırım ve işletme bütçesine uygun olarak doğru ve etkin bir biçimde hazırlayarak doğru ve verimli aydınlatmayı yapabiliriz. Özellikle son teknoloji ürünlerin her zaman en verimli, en doğru teknoloji olduğunu düşünmemeliyiz. İşletme maliyetini yatırım maliyetiyle birlikte etüt etmeli ve toplam giderleri ele almalıyız. Dolayısıyla her projede LED’i seçmek dolayısıyla doğru bir yatırım olmuyor.
Bununla beraber LED teknolojisi dünyada çok rağbet gören ve doğrudan yatırım alan bir teknolojidir. 2020 yılında hangi teknolojilere doğrudan yatırım yapılacağı konusunda bir makale incelemiştim, orada %72 ile LED ilk sıradaydı. Yine özellikle LED’in önümüzdeki dönemdeki gelişimini takip etmek açısından şu an Avrupa’daki kullanımın %10-11 civarında olduğunu biliyoruz. Bu oranın 2016 yılında %49-50’lere 2020’de ise %73’e kadar tırmanacağı öngörülüyor. Şu anda mevcut LED’li armatürlerin toplam pazar payı 10-12 milyar Euro civarındayken 2020’de 57 milyar Euro’ya kadar yükseleceği öngörülüyor.
Aydınlatmanın uygulama alanlarına gelince; her çeşit ışık kaynağı her mekana uygun olmayabiliyor. Özellikle konutlarda şu andaki LED kullanımı %7’lerdeyken, 2020 yılında %73’lere, ofislerde şu anda %5 iken %48’lere, mağazalarda %7’den %68’e, restoran tarzı işletmelerde %9’dan %80’e endüstriyel tesislerde %3’ten %37’ye, dış mekan aydınlatmalarda %6’dan %74’e ve mimari alanlarda %47’den %80’e çıkacağı öngörülüyor.