ELEKTRİK DAĞITIM ŞEBEKELERİNDE YÜKSEK EMPEDANSLI ARIZALAR

👤Kahraman YUMAK1 Senih ERKEN1 Tanju Kahyaoğlu1 Prof. Dr. Mustafa Bağrıyanık2 Şahin Kurtoğlu3 1ÅF Consult Türkiye kahraman.yumak@afconsult.com, senih.erken@afconsult.com, tanju.kahyaoglu@afconsult.com 2İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Bölümü bagriy@itu.edu.tr 3Aras Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğü sahin.kurtoglu@arasedas.com

1. GİRİŞ
Elektrik şebekelerinde enerjili bir iletkenin yol, kaldırım veya yüksek dirençli yüzeylerle teması sonucu arızalar meydana gelebilmektedir. Bu tip arızalar; yüksek empedanslı arızalar (high impedance fault) olarak adlandırılmaktadır. Literatürde elektrik dağıtım şebekelerinde görülen arızaların %5 ile %20’sinin yüksek empedanslı arıza karakteristiğinde olduğu bildirilmektedir [1]. Yüksek empedanslı arızaların (YEA) tipik nedenleri aşağıda listelenmiştir:
Duvar, yol vb. elektriksel iletkenliği düşük yüzeylere temas eden hatlar
İletken kopmaları
Ağaç direklerin kırılması, yere düşmesi
Havai hatlara temas eden ağaç, dal ve yapraklar
Başlangıç aşamasındaki izolasyon arızaları

Yüksek empedanslı arızalar sonucu oluşan arıza akımı, yük akımı mertebelerinde olduğundan konvansiyonel aşırı akım koruma cihazları (aşırı akım röleleri, sigortalar) tarafından tespit edilememektedir. Dolayısıyla yüksek empedanslı yüzeye temas eden enerjili iletken, ark tutuşmasına bağlı olarak yangın riski oluşturmakta; insanlara, hayvanlara ve mülklere yönelik halka açık bir tehlike meydana getirmektedir [2].

🔍 Bu çalışmada, ÅF Consult danışmanlığında, Aras Elektrik Dağıtım A.Ş. bünyesinde gerçekleştirilen ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) tarafından desteklenen “Yüksek Empedanslı Arıza Durumunda Koruma” AR&GE çalışmaları kapsamında elde edilen bilgiler genel hatlarıyla özetlenmiştir. Elektrik dağıtım şebekelerinde meydana gelen yüksek empedanslı arızaların özellikleri ve karakteristikleri, bu tip arızaların tespit edilmesi ve önlenmesi için yapılması gereken çalışmalar akademik ve sektörel çerçevede incelenerek paylaşılmıştır.

2. LİTERATÜRDEKİ ÇALIŞMALAR VE SEKTÖR UYGULAMALARI
Yüksek empedanslı arızalar konusunda 1970’li yıllardan itibaren çalışılmaktadır. 1972 ile 1985 yılları arasında Pennsylvania Power and Light (PP&L) firması yüksek empedanslı arızalar konusu üzerine yoğun çalışmalar gerçekleştirmiştir. Nisan 1974 ile Aralık 1975 yılları arasında, PP&L dağıtım şebekesinde 390 adet kopuk iletken arızasının 123’ünde iletken enerjili halde bulunmuştur. 1981’de 12 kV’luk çıplak ve XLP izolasyonlu iletkenlerin çeşitli yüzeylere teması sonucu oluşan arıza akımlarının incelendiği testler gerçekleştirilmiştir. Çıplak iletkenin betona teması sonucu en yüksek arıza akımı 97 A; XLP izolasyonlu kablonun asfalt ve ağaç ile teması sonucu en düşük arıza akımı 0 A (kablonun temasına karşın kablo iletkeninin temasının olmadığı durum) olarak gözlenmiştir [3].
Bu çalışmaların ardından 1989 yılında IEEE Power & Energy Society Yüksek Empedanslı Arıza Tespit Çalışma Grubu oluşturarak konu hakkında öncü sayılabilecek referans raporu yayınlamıştır [4]. Bu raporda şebeke dağıtım sistemlerinde gerilim seviyesi 12,47 kV ve frekansı 60 Hz olan bir fider üzerinde YEA’ların incelendiği bir takım kontrollü testler gerçekleştirilmiştir. İletkenin toprak, beton, makadam (kırma taş), ıslak çim ve ağaçlar ile temas ettirildiği testlerde arıza akımının 100 A’dan daha düşük olduğu görülmüştür. Seattle City Light sokak aydınlatma şebekesinde tipik alçak gerilimlerde YEA’ların özelliklerini araştırmak için bir test düzeneği oluşturulmuştur. 100-600 V arasında gerilimin uygulanabildiği düzenekte arıza akımları ölçülmüştür. Başlangıç arıza akımları 100-200 mA civarında gözlemlenmiş, birkaç dakika içerisinde akım değeri 11 mA’de sabitlenmiştir [5]. Kopuk iletken aralıklarını ve arızalı yüzey tiplerini kapsayan farklı deneysel test koşullarının hazırlandığı bir çalışmada ise kaynak tarafı iletken kopması ve yük tarafı iletken kopması sırasında çeşitli yüzeylerde meydana gelecek YEA’ların harmonik içerikleri incelenmiştir. Üçüncü ve beşinci harmonik akım değerlerinde karakteristik bileşenlerin olduğu gözlenmiştir [6].

Literatürde yüksek empedanslı arızaların tanımlanabilmesi ve tespit edilebilmesi için çeşitli arıza modelleri oluşturulmuştur. İlk çalışmalar 1985’te arıza yerinde sisteme bir direnç bağlanarak gerçekleştirilmiş; daha sonra iki DC güç kaynağı ve birbirine zıt yönde paralel iki diyot bağlanarak yeni bir model oluşturulmuştur. Bu modelde ayrıca arıza genliğini ve akımını kontrol etmek için devreye seri bir direnç ve reaktans bağlanmıştır. Toprak empedansındaki nonlineer (lineer olmayan) davranışı değerlendirebilmek için iki tane nonlineer direnç eklenerek oluşturulan modeller de mevcuttur [7-11].
Yüksek empedanslı arızaların tespit edilmesi üzerine dalgacık dönüşümü (wavelet transform) [12], bulanık mantık (fuzzy logic) [13], yapay sinir ağları [14] ve genetik algoritma [15] kullanılarak yapılan çalışmalar bulunmaktadır.  İletken kopmalarının tespit edilmesi ve gerekli koruma önlemlerinin alınması için sektörde yer alan firmalar üniversiteler ile birlikte konu ile ilgili çeşitli çalışmalar gerçekleştirmiştir. Texas A&M Üniversitesi tarafından yapılan çalışmalar sonucunda yüksek empedanslı arızalar karakterize edilmiş ve arıza tespiti için bir algoritma geliştirilmiştir. 1990’ların ortasında GE (General Electric) firması yapılan çalışmaları temel alarak YEA tespitini gerçekleştiren koruma rölelerini piyasaya sürmüştür [16]. Texas A&M Üniversitesi, ABB firması ile birlikte de projeler yürütmüş ve 2004 yılında Texas eyaletinde 25 kV gerilim seviyesindeki fiderler üzerinde kopuk iletken testleri gerçekleştirilmiştir. Farklı yüzeylerde uygulanan 18 kopuk iletken testinin 15’i ABB röleleri tarafından tespit edilmiştir. Asfalt üzerinde gerçekleştirilen 3 testte iletken kopması tespit edilememiştir [17]. Brüksel Üniversitesi (Université Libre de Bruxelles-ULB) Yüksek Gerilim Laboratuvarı’nda yüksek empedanslı arızalar için test prosedürü geliştirmek amacıyla çeşitli test ve deneyler yapılmıştır. Geliştirilen prosedürler kullanılarak Mayıs 2010’da Berlin’deki Siemens YG Laboratuvarı’nda YEA testleri gerçekleştirilmiştir.
12 kV ve 20 kV gerilim seviyelerinde, kum, taş, asfalt, beton, ağaç dalları ve gövdesi, tuğla ve beton kaldırımdan oluşan test yüzeyleri üzerinde iletken hareket ettirilerek YEA akımları incelenmiştir [18].

Amerika’da gerçekleşen YEA’lar sebebiyle New York, Massachusets, Connecticut, New Hamsphire, Illinois ve California eyaletlerinde hizmet veren dağıtım şirketleri yıllık periyotlarla dokunma & kaçak gerilimi saha araştırmaları yapmakta ve ayrıca müşterilerine ücretsiz olarak ağaç budama ve kazı hizmetleri sunmaktadır [19]. Örneğin; 2004 yılında New York City şehrinde 30 yaşında bir kadın yer altı kablosu izolasyon arızası sebebiyle enerjili iletken bir yüzeye temas etmesi sonucu hayatını kaybetmiştir. Kazanın ardından eyalet yöneticileri yeni güvenlik yönergeleri (House Bill 520 – Electric Companies Contact Voltage Surveys and Mitigation, 04-M-0159: New York Public Service Commission Electrical Safety Standards) yayınlamış ve dağıtım şirketlerine dokunma & kaçak gerilimi saha araştırması yapılmasını zorunlu hale getirmiştir. Yapılan düzenlemeler ile halkın erişebileceği noktalarda bulunan iletim ve dağıtım ekipmanları 1 yıllık, diğer şebeke elemanları ise 5 yıllık periyotlarla dokunma & kaçak gerilimi testlerine tabi tutulmaya başlanmıştır. Yapılan çalışmalar ile birlikte 2004 ve 2007 yılları arasında kaza sayılarında %78 oranında azalma sağlanmıştır. 2004 yılında meydana gelen kaza sayısı 210 iken, 2007 yılında bu sayı 46’ya düşürülmüştür [20]. Ayrıca, 2005 yılında 25’ten fazla saha görevlisi ile Büyük Buffalo ve New York eyaletinde bulunan diğer kasabalarda yapılan dokunma & kaçak gerilimi saha araştırmasında yaklaşık 400.000 ulusal şebeke direğinde kaçak gerilimi incelemesi yapılmıştır. Buna ek olarak, 35.000 aydınlatma direğinde kaçak gerilimi araştırmasında bulunulmuştur [21].🔍 

Dokunma & kaçak gerilimi saha araştırmaları dağıtım şirketi varlıkları üzerinde elektrik alan ölçer ve multimetre gibi ekipmanlar yardımıyla enerji olup olmadığı kontrol edilerek yürütülmektedir.
Ayrıca saha araştırmalarında elektrik alan ölçen mobil tarayıcı cihazların (PowerSurvey – SVD2000) kullanımına da rastlanmaktadır [22].

Bir başka uygulamada insansız hava araçları (İHA) kullanılmıştır. İHA’lar üzerine yerleştirilen kameralar vasıtasıyla şebeke çevresi kontrol edilmekte ve iletken kopmaları, direk devrilmeleri gibi durumlar saha personellerine bildirilmektedir [23]. Patrol+ uygulaması kapsamında helikopterlere yerleştirilen LIDAR (Light Detection and Ranging) tarayıcılar kullanılarak vejetasyon raporları oluşturulmaktadır. Şebekede olası iletken kopmalarına sebep olabilecek ağaç devrilmeleri, güvenli açıklık ihlalleri vb. unsurlar raporlanarak önceden gerekli önlemler alınabilmektedir [24].

3. YÜKSEK EMPEDANSLI ARIZALARIN ÖZELLİKLERİ VE KARAKTERİSTİKLERİ
Yüksek empedanslı arızaların temelde “düşük arıza akımı” ve “ark oluşumu” olmak üzere iki çeşit karakteristiği bulunmaktadır. YEA’lar şebekede düşük arıza akımları üretmektedirler. YEA akım seviyesi bir iletkenin dokunduğu zemin yüzeyi ve yüzeyin nem seviyesi ile yakından ilgilidir. Çevredeki toprak türleri, yakınlardaki yapılar gibi diğer faktörler de arıza akım seviyesini etkilemektedir. Tipik YEA akımları 10-100 A arasında değişmektedir. Yüksek empedanslı arıza akımı çok düzensiz bir dalga formuna sahiptir. 12,5 kV dağıtım fideri üzerinde yapılan bir çalışmada, iletken kopması sonucu temas edilen yüzeye bağlı olarak oluşan tipik arıza akımları 1’de verilmiştir [25].

Yüksek empedanslı arıza karakteristiklerinden birisi de arkın varlığıdır. Ark, topraklı bir nesne ile gerçekleşen temas süresince, temas lokasyonundaki hava boşluklarından akımın akmaya başlaması sonucu ortaya çıkmaktadır. Arkların oluştuğu yüksek empedanslı arıza akımlarının karakteristik özellikleri aşağıda sıralanmıştır [26]:
Asimetri (Asymmetry): Pozitif ve negatif yarı periyotlar için arıza akımının farklı tepe değerleri vardır.
Doğrusal Olmama (Nonlinearity): Gerilim-akım karakteristik eğrisi doğrusal değildir.
Gelişim (Buildup): Akım genliği kademeli olarak maksimum değere ulaşır.
Omuz (Shoulder): Birkaç periyot için gelişim durur.
Kesintili (Intermittence): Enerjili iletkenin toprak temasının kesildiği bazı periyotlar vardır (1).

Yüksek empedanslı arızalar, temas yüzeyi direncinin değişmesine bağlı olarak dinamik bir davranışa sahip olmaktadır. Yüksek empedanslı arıza akımlarının gelişme (akımın kararlı hale ulaşana kadar kademeli olarak artması) ve omuz (birkaç periyot için gelişimin kesilmesi) süreci, YEA’ların dinamik yapıda oluşuna örnek olarak gösterilebilir.

4. YÜKSEK EMPEDANSLI ARIZALARIN TESPİT EDİLMESİ VE ÖNLENMESİ
Yüksek empedanslı arızaların önlenmesinde iki yöntem söz
konusudur:
Mekanik yöntemler
Elektriksel yöntemler
Aşırı akım korumasının devreye girmesi için, yüksek empedanslı arızaların kısa devre arızasına dönüştürüldüğü, temasa dayalı yöntemler mekanik yöntemler olarak adlandırılmaktadır. Literatürde, travers veya direk üzerine monte edilen yaylı ekipmanlar vasıtasıyla hat kopukluğu durumunda iletken havada yakalanmakta ve yaylı sistem sayesinde traverse temas ettirilmesine ilişkin bir yöntemden bahsedilmektedir. Oluşturulan yeni arıza tipi de aşırı akım koruma sistemleri ile tespit edilebilmektedir [27].

Literatürde elektriksel yöntemlerin araştırıldığı birçok çalışma bulunmaktadır. Arıza akımının harmonik bileşenlerinin faz açısı ve genliği incelenerek yüksek empedanslı arıza tespiti yapılabilmektedir. Bunun yanında gerilimdeki kaybın kontrol edildiği veya arıza sonucu meydana gelen arkın harmonik ve enerji bileşenlerindeki değişimin dikkate alındığı yöntemler de bulunmaktadır. Sektörde ticari olarak yer alan koruma rölelerinde bahsedilen yaklaşımlar kullanmaktadır.

Texas A&M Üniversitesi tarafından EPRI (Electric Power Research Institute) desteğiyle geliştirilen işaret bazlı YEA tespit sisteminde 9 farklı algoritma kullanılmaktadır. Algoritmalar arasında faz ve nötr akımları frekans bileşenlerinin ölçülmesi, rastlantısallığın hesaplanması, ark tespiti ve yük analizi gibi çeşitli yaklaşımlar yer almaktadır [27].

Referans [28], yüksek empedanslı arızalar konusunda literatürde bulunan çalışmaların kronolojik olarak incelenmesini içermektedir. Yapılan çalışmalar klasik ve sezgisel yaklaşımlar olarak iki başlık altında incelenmiştir. Klasik yaklaşımların içerisinde yüksek frekans spektrumu, dalgacık dönüşümü, kalman filtreleme ve örüntü tanıma gibi yöntemler değerlendirilmiştir. Sezgisel yaklaşımların içerisinde ise yapay sinir ağları, bulanık mantık ve genetik algoritmalar gibi yöntemler araştırılmıştır.
Elektrik dağıtım şebekelerinde yüksek empedanslı arızalar meydana gelmeden önce alınabilecek çeşitli önlemlerle kaza yaşanma riski azaltılabilmektedir. Bu önlemler aşağıda listelenmiştir:
Direklerin boyanması ve topraklanması
Şebeke işletme ve bakım prosedürlerine azami özenin gösterilmesi, prosedürlerin uygulanmasında kalite kontrol süreçlerinin işletilmesi
Direkler üzerine yuva yapan kuşlar için yapay yuva platformlarının kullanılması [29] (Yuva yapımında kullanılan iletken materyaller direk üzerinde kaçak gerilimlere sebep olabilmektedir.)

Bu çalışmalara ek olarak, şebeke içerisinde dokunma&kaçak gerilimi saha araştırmalarının düzenli periyotlarla gerçekleştirilmesi önerilmektedir. Böylece canlı erişiminin kolay olduğu noktalarda dokunma ve kaçak gerilimlerin hızlı bir şekilde tespit edilmesi sağlanacaktır.

5. SONUÇ
Tespit edilmesi zor olan yüksek empedanslı arızalar uzun süreler şebeke içerisinde kalmakta, başta insanlar olmak üzere canlılar üzerinde risk oluşturmaktadır.
Bu çalışmada, yüksek empedanslı arızalara ait literatürde yer alan çalışmalar ve uluslararası sektör uygulamaları özetlenmiştir. Bu tip arızaların özellikleri ve karakteristikleri incelenmiştir. Son olarak, yüksek empedanslı arızaların önlenmesi ve tespit edilmesi için mevcut uygulamalar açıklanmıştır.

12,5 kV gerilim seviyesinde çeşitli yüzeylerde oluşan yüksek empedanslı arızalarda; kuru asfalt, kuru kum ve demir içermeyen betonda 0 A, ıslak kumda 15 A, kuru çimende 25 A, ıslak çimende 50 A ve demir içeren beton yüzeyde 75 A arıza akım değerleri tespit edilmiştir. Yüksek empedanslı arıza akımları, arkın varlığına bağlı olarak harmonik bileşenler içerebilmektedir. Ark sürecini içeren YEA’lar ile ilgili yapılan çalışmalarda 3. ve 5. harmonik bileşenlerinin akım genliğinde artışlara yol açtığı belirlenmiştir.

YEA’lar sebebiyle iletken yüzeylerde meydana gelen dokunma & kaçak gerilimleri canlı yaşamı açısından tehdit oluşturmaktadır. Bu gerilimlerin tespitinde multimetreler, problar ve elektrik alan göstergeleri kullanılmaktadır. Ayrıca, elektrik alan değişimini inceleyen mobil tarayıcı cihazlardan da yararlanılmaktadır. Buna ek olarak, insansız hava araçları (İHA) yardımıyla saha araştırması yapılarak da YEA’ların önlenilmesine çalışılmaktadır. YEA tespitinde işaretin enerjisi, arıza akımı harmonik bileşenleri, akım genliği gibi parametrelere dayalı algoritmaları kullanan elektriksel yöntemler mevcuttur. Sektörde elektriksel yöntemlerden faydalanarak koruma sağlayan röleler bulunmaktadır.
TEŞEKKÜR
Bu çalışma ÅF Consult Türkiye danışmanlığında Aras Elektrik Dağıtım A.Ş. bünyesinde gerçekleştirilen ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından desteklenen “Yüksek Empedanslı Arıza Durumunda Koruma: Dağıtım Şebekelerinde Yüksek Empedanslı Arızalara Yönelik Koruma Çözümlerinin Araştırılması ve Pilot Uygulamaların Hayata Geçirilmesi” AR&GE projesinde elde edilen bilgiler ışığında hazırlanmıştır. Çalışmanın gerçekleştirilmesinde emeği geçen Aras EDAŞ Sistem İşletme Koordinatörlüğü çalışanlarına ve ÅF Consult Türkiye AR&GE ekibine değerli katkılarından dolayı teşekkürlerimizi sunarız.

Referanslar
[1]  D. Hou, “High-Impedance Fault Detection-Field Tests and Dependability Analysis”, 36th Annual Western Protective Relay Conference Spokane, Washington October 20-22, 2009.
[2]  J. Vico, M. Adamiak, C. Wester and A. Kulshrestha, “High Impedance Fault Detection on Rural Electric Distribution Systems”, IEEE Rural Electric Power Conference (REPC), 2010.
[3]  Dr. B. Don Russell, “IEEE Tutorial Course Detection of Downed Conductors on Utility Distribution Systems”, IEEE Power Engineering Society, 1989.
[4]  IEEE Power Engineering Society (PES), “Downed Power Lines: Why They Can’t Always Be Detected”, IEEE PES-TR2 Techical Report, New York, February 1989.
[5]  R. D. Christie, H. Zadehgol and M. M. Habib, “High Impedance Fault Detection in Low Voltage Networks”, IEEE Transactions on Power Delivery, Vol. 8, No. 3, October 1993.
[6]  T. A. Kawady, A. E. M. I. Taalab and M. Z. Elgeziry, “Experimental Investigation of High Impedance Faults in Low Voltage Distribution Networks”, IEEE Power & Energy Society General Meeting, 2009.
[7]  A. E. Emanuel, D. Cyganski, J. A. Orr, S. Shiller, E.M. Gulachenski, “High impedance fault arcing on sandy soil in 15 kV distribution feeders: contributions to the evaluation of the low frequency spectrum”, Power Delivery, IEEE Transactions on, vol. 5, n. 2, April 1990, pp.676 –686.
[8]  D. Chan, T. Wai, X. Yibin, A novel technique for high impedance fault identification, Power Delivery, IEEE Transactions on, vol. 13, n. 3, July 1998, pp. 738 –744.
[9]  S. R. Nam, J. K. Park, Y. C. Kang, T. H. Kim, A modeling method of a high impedance fault in a distribution system using two series time-varying resistances in EMTP, Power Engineering Society Summer Meeting, 2001. IEEE, vol. 2, 15-19 July 2001, pp. 1175 – 1180.
[10]  T. M. Lai, L. A. Snider, E. Lo, Wavelet Transform Based Relay Algorithm for the Detection of Stochastic High Impedance Faults, International Conference on Power System Transient, in New Orland, IPTS 2003, pp.1-6.
[11]  M. Michalik, W. Rebizant, M. Lukowicz, S.-J. Lee, Kang, Wavelet Transform Approach to High Impedance Fault Detection in MV Networks, Proceedings of the 2005 IEEE PowerTech Conference, June 2005.
[12]  J. C. Chen, B. T. Phung, H. W. Wu, D. M. Zhang and T. Blackburn, “Detection of High Impedance Fault Using Wavelet Transform”, Australasian Universities Power Engineering Conference, Curtin University, Perth, Australia, September 28 – October 1, 2014.
[13]  F. G. Jota and P. R. S. Jota, “High-Impedance Fault Identification Using a Fuzzy Reasoning System”, IEE Proc. Gener. Transm. Distrib., Vol. 145, No. 6, November 1998.
[14]  Sultan A. F., Swift G. W. And Fedirchuk D. J., “Detection of High Impedance Arcing Faults Using a Multi-Layer Perception”, IEEE Transactions on Power Delivery, Vol. 7, No. 4, October 1992.
[15]  N. Zamanan, J. Sykulski and A. K. Al-Othman, “Arcing High Impedance Fault Detection Using Real Coded Genetic Algorithm”, Proceedings of the Third IAESTED Asian Conference, Phuket, Thailand, April 2-4, 2007.
[16]  A. C. Depew, J. M. Parsick, R. W. Dempsey, C. L. Benner, B. D. Russell, M. Adamiak, “Field Experience with High Impedance Fault Detection Relays”, Transmission and Distribution Conference and Exhibition, 2006.
[17]  M. Carpenter, R. R. Hoad, T. D. Bruton, R. Das, S. A. Kunsman and J. M. Peterson, “Staged-fault Testing for High Impedance Fault Data Collection,” 58th Annual Conference for Protective Relay Engineers, 2005, pp. 9-17.
[18]  A. V. Masa, “High Impedance Fault Detection Method in Multi-Grounded Distribution Networks”, Doctor of Engineering Sciences, Université libre de Bruxelles, 2012-2013.
[19]  Eversource Energy Delivery Company, “Outdoor Electric Safety”, 2017.
[20]  S. Chan, “Stray Voltage Still a Problem 4 Years Later”, The New York Times, January 19, 2008.
[21]  Davey Tree Company, “National Grid: Stray Voltage Inspections”, 2017.
[22]  IEEE Guide to Understanding, Diagnosing, and Mitigating Stray and Contact Voltage, IEEE Std. 1695, 2016.
[23]  C. Dillow, “Civilian Drones to Search for Downed Power Lines During Blackouts”, Popular Science, July 30, 2012.
[24]  “Beyond Patrols: Asset Inspection, Vegetation Management Service”, T&D World Magazine, October 26, 2016.
[25]  B. M. Aucoin and R. H. Jones, “High Impedance Fault Implementation Issues”, IEEE Transaction on Power Delivery, Vol. 11, pp. 139-148, January 1996.
[26]  W. C. Santos, F. V. Lopes, N. S. D. Brito and B. A. Souza, “High Impedance Fault Identification on Distribution Networks”, IEEE Transaction on Power Delivery, April 2016.
[27]  M. Adamiak, C. Wester, M. Thakur and C. Jensen, “High Impedance Fault Detection on Distribution Feeders”, Rural Electric Power Conference, April 26-28, 1998.
[28]  M. Sedighizadeh, A. Rezazadeh and N. I. Elkalashy, “Approaches in High Impedance Fault Detection A Chronological Review”, Advances in Electrical and Computer Engineering, Vol. 10, No. 3, 2010.
[29]  Ö. Polat, K. Yumak, N. E. Atilla and M. Bagriyanik, “An Overview of Bird Related Issues in Electrical Power Systems”, 20th Innovative Manufacturing Engineering and Energy Conference (IManEE 2016), 2016.