Enerji, Şalt, Enerji Kalitesi, Pano, Trafo, Kablo, Motor, Kesintisiz Güç Kaynağı, Topraklama, Aydınlatma, Test-Ölçüm, Elektrik Proje-Taahhüt, Elektronik, dergi

Elektrik Ark Fırınlarının Dönen Elektrik Makinaları Üzerindeki Etkisinin İncelenmesi

1. Giriş

Demir-çelik endüstrisinde kullanılan elektrik ark fırınları (EAF)’nın elektrik güç sisteminde yol açtığı güç kalitesi problemleri genel olarak akım harmonikleri, düşük güç faktörü ve hızlı değişen ark akımlarına bağlı olarak ortak bağlantı noktasında oluşan gerilim salınımları olarak özetlenebilir. Bu problemlerden biri olan gerilim salınımlarının aydınlatmada insan gözünün algılayabildiği frekanslarda bir kırpışmaya (flicker) yol açtığı bilinen bir vakadır. Ayrıca bu gerilim kırpışmaları, ortak bağlantı noktasına bağlı elektrik makinalarında tork ve güç salınımları gibi daha ciddi sorunlara da yol açmaktadır [1-2]. Örnek olarak EAF’larının bağlı olduğu hatta gerilim kırpışmalarının türbin-jeneratör sistemlerinin kararlılıkları üzerindeki bozucu etkisi ve buna çözüm olarak jeneratör uyartım sistemi parametrelerinin sistemin gerilim kırpışmalarına daha az duyarlı hale getirilecek şekilde ayarlanmasıyla güç salınımlarının azaltılması üzerine çalışmalar literatürde mevcuttur [3-5].

EAF’larının darbeli güç çekmesi sonucu oluşan gerilim salınımları turbin-jeneratör sistemlerinin milinde ve türbin kanatçıklarında yüksek mekanik torklar oluşturabilmektedir. Bu da sistemde özellikle türbin kanatçıklarında mekanik stres, yorulma, aşınma gibi uzun dönemde sistemin ömrünün azalmasına neden olacak potansiyel problemlere yol açabilmektedir [6]. Jeneratörlerde üretilen elektromanyetik torktaki yüksek frekans bileşenleri türbin kanatları gibi küçük parçalar üzerinde stres oluştururken gerilim kırpışması gibi düşük frekans bileşenlerine sahip elektriksel torkların daha çok türbin-jeneratör sistemlerinin ana mili üzerinde etkisi olmaktadır [7]. Türbin elektromanyetik torkundaki düşük frekans bileşenlerinin türbin-jeneratör mekanik sistemlerini rezonans frekansına yakın frekanslarda uyarması sonucu dönen kısımlar üzerinde endüklenen tork kuvvetlendiriminden (amplifikasyon) kaynaklanan senkron-altı rezonans vakası literatürde en çok bilinen ve üzerinde çalışılan konudur [8-9]. Bunun dışında sürekli-hal anahtarlama işlemleri de jeneratör ünitelerinde mekanik strese ve yorgunluğa yol açmakta olup bu tür anahtarlama işlemlerinde jeneratör gücündeki değişimin (³P) 0.5 pu değerinden daha büyük olmaması [10-11]’de önerilmektedir. Jeneratör-türbin sistemlerinin mekanik modellemelerinin karmaşık olması sonucu bu değer aslında yaklaşık olarak belirlenen bir değerdir. Bununla birlikte, jeneratörlerin EAF’larını ve bunların bağlı olduğu enterkonnekte hattı beslediği durumlarda ise, jeneratör sistemleri sürekli bir bozucu etkiye maruz kalacağından, vaka daha da karmaşık bir hale gelmektedir. Gerilim salınımları altında çalışan jeneratörler için güç salınımlarının genliğini sınırlayan belirli bir değer doğrudan standart olarak ifade edilmemekle birlikte genel olarak gerilim kırpışmaları limitlerini belirleyen standardtlar [12-15] bu tür sistemlerde baz alınmaktadır.

Bu çalışmada, EAF’larının yoğun olarak bulunduğu Aliağa bölgesindeki güç kalitesi problemlerinden gerilim bozulumlarının aynı hattı besleyen jeneratör üniteleri üzerindeki etkileri incelenmiştir. Bu kapsamda Aliağa-II trafo merkezinde ve kojenerasyon tesisinde yapılan ölçümlerden ham datalar elde edilmiş ve bu ham datalar ile PSCAD paket programında kurulan modellerle yapılan simülasyon sonuçları yukarıda belirtilen açılardan irdelenmiştir. Gerilim kırpışmalarının mekanik sistem üzerindeki olası etkileri asenkron motor ve mekanik yüklü sistem üzerinde PSCAD simülasyonlarıyla analiz edilmiştir. Son olarak, bölgedeki gerilim kırpışmalarının azaltılmasına yönelik olarak yapılabilecek çözümler incelenmiş ve tartışılmıştır.

2. Aliağa-II Trafo Merkezi ve Kojenerasyon Tesisi ölçüm sonuçları

Aliağa –II Trafo Merkezi (TM) tek hat şeması Şekil-1‘de verilmektedir. Trafo merkezindeki 154 kV fiderinden 5 EAF ve bölgedeki diğer yükler beslenmektedir. Ayrıca, 320 MVA kurulu güçteki kojenerasyon tesisi 154 kV hattını beslemektedir. Yükler, trafo merkezinden kuplaj konumuna bağlı olarak tek veya 2 trafo bankı tarafından beslenmektedir. Aliağa-II TM 154 kV hattına yaklaşık 2 km uzunlukta bir iletim hattı ile bağlı olan doğal gaz kombine çevrim tesisininde herbiri 2 adet gaz türbini jeneratörü (GTG) ve 1 adet buhar türbini jeneratöründen (STG) oluşan 2 ünite bulunmaktadır. Ölçümler biri Aliağa-II TM’de diğeri de kojenerasyon tesisinde olmak üzere iki farklı zamanda ve şekil-1’de gösterilen noktalarda yapılmıştır.

Aliağa-II TM’de yapılan ölçümlerde EAF yüklerinin 380-kV ve 154-kV hatlar üzerindeki etkisi incelenmiştir. Ölçüm esnasında 2 adet 154-kV hat arasında kuplaj açık olup, BUS-1 1 adet EAF yükünü, BUS-2 ve kojenerasyon tesisi ise 4 EAF yükünü beslemektedir. Ölçümün 3 saati boyunca 154-kV hattındaki gerilim, kırpışma, akım, aktif ve reaktif güç değişimleri ise Şekil-2’de verilmektedir. Tek bir EAF için BUS-1’ de ölçülen tipik güç değişimleri Şekil2a’ da görülmekte olup gerilim kırpışmaları EAF’nın ilk devreye girdiği anda %3 seviyelerine kadar çıkmaktadır. Şekil-2b‘de ise BUS-2 elektriksel büyüklüklerinin değişimi gösterilmektedir. 4 adet ark ocağının çalıştığı BUS-2 hattında ise kırpışma anlık değeri 5% seviyesine kadar çıkmaktadır. Fliker seviyesinin anlık yükselmeleri ise EAF’ larının farklı zamanlarda devreye girip çıkması ve kojenerasyon tesisinin de bu hattaki kırpışmaları sönümlendirici etkisinden dolayı BUS-1’ de olduğu kadar belirgin değildir.Ayrıca 380-kV hattındaki anlık gerilim kırpışma değerinin 1% civarında olduğu gözlenmiştir. Daha önce aynı trafo merkezinde yapılan ölçümlerde uzun dönem kırpışma değerinin Elektrik İletim Sistemi Arz Güvenilirliği ve Kalitesi Yönetmeliği’ nde belirtilen sınır değerleri aştığı belirtilmiş [16], bu ölçümde de gerilim salınımlarının standardın üzerinde olduğu görülmektedir.

Kojenerasyon tesisindeki ölçümlerde 154kV girşindeki gerilim salınımları ve buna bağlı olarak değişen jeneratör güç ve akımları Şekil-3’te gösterilmiştir. 9 saatlik ölçümlerde kırpışma şiddetinin zaman zaman %3’e kadar yükseldiği gözlenmektedir. Ölçüm sonuçlarına göre kojenerasyon tesisindeki jeneratörlerin tam yüke yakın değerlerde aktif güç salınımlarının yüzdelerinin (³P/Panma) buhar türbini jeneratörlerinde 5.9%, gaz türbini jeneratörlerinde ise 4.7% olduğu görülmektedir (her bir jeneratörün anma güçleri baz alınarak). Buradaki ölçümlerden elde edilen ham veriler PSCAD programında sistemin model doğrulamasında kullanılmıştır.

3. Kojenerasyon tesisi modellemesi ve simülasyon sonuçları

Ölçüm verilerine dayalı olarak bir karşılaştırma yapmak ve doğru bir simülasyon modeli oluşturmak amacıyla PSCAD paket programında kurulan buhar türbini ve gaz türbini jeneratörleri modelleriyle simülasyonlar yapılmıştır. Bunun için 154kV kaynak gerilimleri olarak ölçüm verilerinden elde edilen anlık değerler kullanılmıştır. Simülasyonlar, kojenerasyon tesisi 154-kV girişinde ölçülen gerilim değerleri doğrudan kullanılarak ve son olarak da Aliağa-II trafo merkezinin 154-kV tarafında yapılan ölçüm sonuçları ile trafo ve iletim hattı modellere dahil edilerek iki şekilde yapılmıştır. Sistemin modellemesi PSCAD senkron jeneratör, alan uyartımı (AC1A), buhar türbini ve hız-governor blokları kullanılarak yapılmıştır.

GTG2 ünitesi için yük koşulları şu şekildedir (pu değerler 63.5MVA ve 154-kV baz değerlerine göre hesaplanmıştır): P=49.5MW (0.78pu), Q=-3MVAR (-0.05pu), Vt’=157.08kV (1.02pu), It’=182.8A (0.76791pu), Ef=2.297pu, d=54.7o, Vt=1.0275pu (SG terminal gerilimi).

STG2 ünitesi için ise ölçüm sonuçlarından elde edilen yük koşulları şu şekildedir (pu değerler 32.44MVA ve 154-kV baz değerlerine göre hesaplanmıştır): P=23MW (0.71pu), Q=0MVAR (0pu), Vt’=157.08kV (1.02pu), It’=84.54A (0.6951pu), Ef=1.9253pu, d=50.08o, Vt=1.0264pu (SG terminalinde). Şekil-4’ te GTG4 ünitesi için elde edilen simülasyon ve ölçüm sonuçları sürekli-halde verilmektedir. Simülasyon sonuçlarına göre ölçüm sonuçlarından elde edilen elektriksel parametrelerin sürekli hal değerleri yaklaşık olarak sağlanmış olup aktif-reaktif güçlerdeki salınım simülasyonlarda biraz daha fazla gözükmektedir. STG2 ünitesi için yapılan simülasyonlarda da sürekli-hal değerleri STG için yukarıda verilen değerlere yakındır. Dolayısıyla kurulan modeller yaklaşık olarak kojenerasyon sistemi jeneratörlerinin davranışını vermektedir.

Jeneratör ve motorların güç sisteminde dinamik tepkisi incelenirken mekanik sistem modelleri de hesaba katılarak analizler yapılmaktadır. Makinalardaki elektromanyetik tork değişiminin mekanik sistem üzerindeki etkisi türbin-jeneratör sistemlerinin matematiksel modelleri sayesinde görülebilmektedir. Mekanik sistemlerinin analizinde birleştirilmiş-kütle (multi-mass) ve dağıtık-parametre (distributed-parameter) modeli olarak adlandırılan 2 temel yaklaşım kullanılmaktadır [7-8,17]. Jeneratör dönen mekanik kısımlarının sonlu kütlede ve birbirlerine sonlu sertlikte kütlesiz elastik millerle bağlı olarak tasarlanan birleştirilmiş kütle modelinde genel olarak N ayrı kütle sayısına sahip makina-yük mekanik sistemi için hareket denklemleri şu şekilde ifade edilmektedir [17]:

Bu denklemlerde i=1,2,…,N olup Q açısal yerdeğiştirmeyi, Ji her bir bağımsız bölümün kütle atalet momenti, K kütleler arasındaki elastik kuplajın sertliği, D ise sönüm katsayısını göstermektedir.

Tek bir EAF’ nın devreye girdiği anda türbin-jeneratör mekanik sisteminde yaratabileceği etkileri görmek için ise STG modeline multi-mass modeli eklenmiştir. Mekanik sistemi yaklaşık olarak modellemek amacıyla 4 ana mil kısmından ve yaklaşık olarak aynı güçte bir buhar türbini verileri [8] kullanılmıştır. Simülasyonlarda kullanılan türbin ana mil kısımları verileri Tablo-1’ de verilmektedir: Türbin-jeneratör mekanik sisteminin tepkisi bozulumlu kaynak gerilimleri altında incelenmiştir. Bunun için Aliağa-II TM’ de BUS-1’ de yapılan ölçüm verileri kullanılmıştır. Öncelikle bozulumlu gerilimler altında t=0s’ de türbin yüksüz durumdan 0.73 pu değerine yüklenmiştir. Şekil-5’ te görüleceği gibi türbin mekanik kısımlarında salınım en fazla bu yük geçişi esnasında gözükmektedir. Bu hattan beslenen 70MW’ lık tek bir EAF t=30s’ de devreye girdiğinde ise jeneratör elektromananyetik torkundaki salınımların da artmaya başladığı fakat bu salınımların türbin ana mil kısımlarına doğru gidildikçe azaldığı görülmektedir. Jeneratör elektromanyetik torkundaki bu salınımlar türbin jeneratör mekanik sisteminin yüksek eylemsizlik momentleri nedeniyle bastırılmakta ve herhangi bir tork amplifikasyonu görülmemektedir.

4. Gerilim kırpışmalarının asenkron motorlar üzerinde etkisi

Bu kısımda kırpışmalı gerilim kaynağı tarafından beslenen daha düşük güçteki makinalarda bu elektromanyetik tork salınımlarının mekanik sisteme etkisini incelemek amacıyla matematiksel modellerin çıkarılması ve bu modeller aracılığıyla analizi verilmiştir. İncelenen sistem bir adet asenkron motor ve miline bağlı sonlu kütlede bir yük şeklindedir. İncelenen bu 2 kütleli sistem için hareket denklemleri birleştirilmiş kütle modeli kullanılarak genel durum-uzayı formunda aşağıdaki gibi ifade edilmektedir:

İncelenen 2 kütleli sistem için çıkarılan bu denklemlerle sistemin analizi 2 farklı tip asenkron makine ve mekanik sistemi için yapılmış olup, mekanik sistem parametreleri Tablo-2’ de verilmektedir. Sistem 2 kütleden oluştuğu için A matrisinin birbirinin eşleniği olan 2 farklı özdeğeri vardır ve dolayısıyla sistem 2 farklı doğal salınım frekansına sahip olacaktır. Özdeğer analizinden 5.4hp makina için bu frekanslar,

215 hp makina için ise

olarak bulunmuştur. 5.4hp ve 215hp makinalar için yapılan simülasyon sonuçları Şekil-6‘ da verilmektedir. t=30s’ de EAF devreye girmekte ve EAF’ nın devreye girdiği andan itibaren oluşan gerilim bozulmalarının makinalar üzerindeki etkisi simülasyonlar ile gösterilmektedir. 5.4hp makine için elektromanyetik tork salınımları EAF devreye girmeden önce oldukça düşük olup, EAF devreye girdiğinde ise 1.2pu değerine kadar yükselmekte ve bu da makine-yük arasındaki mil üzerinde 1.75 pu değerine kadar çıkan tork yüklemektedir. 215hp makine sistemi için yapılan simülasyonlarda ise EAF devreye girdiğinde makine milinde oluşan tork değeri 1.3 pu değerine kadar çıkmakta olup yüksek frekans bileşenlerindeki elektromanyetik tork bileşenlerinin sistemin yüksek ataletinden dolayı bastırıldığı görülmektedir. Yapılan PSCAD simülasyonlarında, özellikle düşük güçlü motor-yüksek eylemsizlikli yük uygulamalarında gerilim kırpışmalarının mekanik mil üzerinde oluşturduğu anlık torkların artan yük eylemsizliğine bağlı olarak arttığı gözlenmiş ve Şekil-7’de gösterilmektedir. EAF’ nın devreye girdiği anda yaratılan gerilim bozulumlarına bağlı olarak asenkron motor-yük arası milde oluşan anlık tork salınımları artmaktadır. Bu artış yük eylemsizlik momentinin artmasıyla çok daha fazla olmakta ve bu nedenle makina-yük arasında daha sağlam bir kuplaj gerekeceği sonucuna varılabilir.

5. Gerilim kırpışmalarını azaltmak için çözüm yöntemleri

EAF’larının yarattığı gerilim kırpışmalarının ortak bağlantı noktasında nasıl bir etki yaratacağı kısa-devre gerilim çökmesi (shortcircuit voltage depression-SCVD) parametresiyle tahmini olarak belirlenebilir. SCVD parametresi aynı sisteme bağlı EAF’ larının toplam iki kat kurulu gücünün ortak bağlantı noktasının kısa devre gücüne oranı olarak ifade edilmektedir [2]. Buna göre 0.03’ ün üzerinde SCVD oranı için mevcut durum tartışmaya açık olarak ifade edilmektedir. Mevcut kojenerasyon tesisi ile ortak bağlantı noktasındaki tek hattın kısa devre gücü 4500 MVA olup bölgedeki EAF’ larının kurulu güçleri gözönüne alındığında SCVD oranı yaklaşık olarak; en yüksek güçlü EAF için 0.068, tek hat ve kojenerasyon tesisi ile birlikte 0.04 ve çift hat ve kojenerasyon tesisi ile birlikte 0.029 olmaktadır. Birden fazla EAF’ nın çalışması durumunda ise SCVD oranı belirlenen bu limitin çok üzerinde çıkmaktadır [16]. Bu açıdan bakıldığında, mevcut sistemde birden fazla EAF’ nın çalışması durumunun tartışmaya açık olduğu ve sistemin kısa devre gücünü artırmak için ilave tesislere ihtiyaç duyulduğu sonucuna varılabilir. Bununla birlikte, [2]’ de belirtildiği üzere SCVD hesaplamaları kötümser öngörülere yol açabilir. Bu nedenle, sistem modellerinden yola çıkarak Aliağa-II TM’ deki gerilim kırpışmalarının azaltılmasına yönelik çözümler bir vaka çalışması olarak simülasyonlarla incelenmiştir.

Tek bir kojenerasyon ünitesi 2 adet GTG ve 1 adet STG’ den oluşmakta ve 100MVA/154kV baz değerlerine gore 9.1869 pu kısa devre akımı kapasitesine sahiptir. Bu da yaklaşık olarak 920 MVA’ lık kısa devre gücüne karşılık gelmektedir. PSCAD simülasyonlarında hatta bir kojenerasyon ünitesi ilave edilerek elde edilen sonuçlar Şekil-8‘ de verilmektedir. Simülasyonlarda kojenerasyon tesisinin ortak bağlantı noktasına EAF’ nın uzaklığı kadar bir mesafeden (2km) ve daha uzak bir mesafedeki (20km) bir noktadan iletim hattı ile bağlandığı varsayılmıştır. Buna gore trafo merkezindeki 3-faz rms gerilim anlık değişimlerinin %4 seviyelerinden %3.5 seviyesine düştüğü görülmektedir. Şekil-8b ve 8c’ de görüleceği gibi iletim hattı uzunluğunun fliker seviyesini azaltma üzerinde çok belirgin bir etkisi görülmemektedir.

Ortak bağlantı noktasındaki kısa devre gücünü artırmak için mevcut trafo bankına 150MVA gücünde trafo ilave edilmesi durumunda eşdeğer trafo reaktansı Xt,eq=0.0207pu olacak ve ortak bağlantı noktasındaki kısa devre gücü yaklaşık 3400MVA’ ya yükselecektir. Yeni trafo eklenerek PSCAD simülasyonlarından elde edilen sonuçlar Şekil-8d‘ de verilmektedir. Buna göre trafo merkezindeki 3-faz anlık gerilim değişimlerinin %4 seviyelerinden %3 seviyesine düştüğü görülmektedir. Her iki durumda da ortak bağlantı noktasındaki kısa devre gücü yaklaşık olarak aynı seviyeye çıkmakta iken, gerilim kırpışmalarının güç sistemindeki yayılması farklı karakteristik göstermektedir. Bu nedenle sadece ortak bağlantı noktasındaki gerilim kırpışmaları seviyesini düşürmek için ilave trafo eklenmesinin yatırım maliyetleri gözönüne alındığında daha ekonomik bir çözüm olduğu söylenebilir.

5. Sonuç

Yapılan bu çalışmada Aliağa bölgesinde kurulu EAF’larının yaratmış olduğu gerilim kırpışmalarının yine aynı bölgede yer alan makinalar üzerindeki olası etkileri simülasyon modelleriyle incelenmiştir. Kojenerasyon tesisinde ve sonradan Aliağa-II TM’ de yapılan ölçüm verilerine dayalı olarak yapılan simülasyonlarda sürekli gerilim kırpışması bozucu etkisi altında çalışan jeneratörlerin kararlılıklarında herhangi bir sorun görülmemiştir. Bununla birlikte, jeneratörlerde üretilen anlık elektromanyetik tork salınımları yüksektir ve tork salınımları türbin-jeneratör mekanik milinde strese ve mekanik yorgunluğa bağlı olarak uzun dönemde bir arızaya yol açabilir. Aliağa-II TM’ de yapılan ölçümlere dayalı olarak bu gerilim kırpışmalarının düşük ve orta güçlü asenkron motor mekanik sistemindeki etkileri simülasyon çalışmalarıyla incelenmiş ve özellikle düşük güç motor-yüksek eylemsizlik momentli yük uygulamalarında elektromanyetik tork salınımlarının mekanik mil üzerine artarak yansıdığı gözlenmiştir. Ayrıca mekanik sistemde kullanılan materyal karakteristiklerine dayalı modelleme gerektirmesi nedeniyle sürekli gerilim kırpışma bozucularının mekanik sistemde ne kadar sürede kümülatif bir arızaya yol açacağını söyleyebilmek şu aşamada mümkün değildir. Mevcut literatür ışığında varılan sonuç şu anki deneyimle bu tür bozucuların mekanik yorgunluğa yol açtığı ve bunun yol açabileceği arızaları önlemek için sürekli bakımın gerekli olması yanında çevrimiçi yorgunluk izleme sistemlerinin de bu tür tesislerde kurulması gerekliliğidir.

Bu çalışmada ayrıca kurulan sistem modelleriyle ortak bağlantı noktasındaki gerilim kırpışmalarının azaltılmasına yönelik yöntemler de analiz edilmiştir. Bu kapsamda 154kV hatta ilave bir kojenerasyon ünitesi bağlanması ve trafo merkezindeki trafo kurulu gücünü artırılması seçenekleri analiz edilmiştir. Gerilim kırpışmalarının etkisini belirleyen SCVD parametresiyle kötümser sonuçlara varılmakta ve bu nedenle gerçek durumun komple sistem modeliyle incelenmesi daha doğru olmaktadır. Denenen her iki yöntem de SCVD parametresini düşüreceği için bir iyileştirme sağlaması muhakkaktır. Yapılan analizlerde ise trafo merkezindeki kırpışma seviyesini düşürmek için trafo kurulu gücünün artırılması seçeneği hem kırpışma azaltımı hem de ekonomiklik bakımından daha uygun gözükmektedir. Bununla birlikte toplam üretim kapasitesini artırmak için santral tesis edilmesi de gözardı edilmemesi gereken bir durumdur. Bu durumda üretim kapasitesi artırımı ile yatırım maliyeti faktörleri arasında bir tercih gerekmektedir.

Teşekkür

Bu çalışma TÜBİTAK ve TEİAŞ tarafından desteklenen 106G012 no’lu “Güç Kalitesi Milli Projesi” kapsamında yapılmıştır.

6. Kaynakça

[1] C. Sharmeela, G. Uma, M.R. Mohan and K. Karthikeyan, “ Voltage Flicker Analysis and Mitigation-Case Study in AC Electric Arc Furnace Using PSCAD-EMTDC”, 2004 International Conference on Power System Technology-POWERCON 2004, Singapore, 21-24 November 2004, pp.707-712.

[2] S.R: Mendis, M.T. Bishop, and J.F. Witte, “Investigation of Voltage Flicker in Electric Arc Furnace Power Systems”, IEEE Industry Applications Magazine, January/February 1996, pp.28-34.

[3] C. Wu, and Y. Chuang, “Frequency domain approach to suppress power oscillations of synchronous generators caused by voltage flicker disturbances”, IEEE Power Engineering Society General Meeting, vol.2, 2004, pp.1547-1552.

[4] C. Huang, C. Wu, and Y. Chuang, “Test results of three excitation systems for generators suffering continuous voltage flicker disturbance”, Proc. of International Conference on Power System Technology, Singapore 2004, pp. 300-305.

[5] C. Wu, Y. Chuang, C. Huang, and Y. Chang, “Tuning of excitation systems to improve dynamic performance for generators serving electric arc furnace loads”, IEEE Trans. on Energy Conversion, vol.22, no.2, June 2007, pp.350-357

[6] J.Tsai, J.Wang, and C.Lin, “Effect of Small Power Disturbances on Turbine-Generator Mechanism Torsional Torque and Fatigue”, IEEE Int. Conf. on Systems and Signals, 2005, pp.119-124.

[7] D.G. Ramey, A.C. Sismour, and G.C. Kung, “Important parameters in considering transient torques on turbine-generator shaft systems”, IEEE Trans. on Power Apparatus and Systems, vol. PAS-99, no.1, Jan/Feb. 1980.

[8] P. Kundur, Power System Stability and Control, McGraw-Hill, New York 1994.

[9] D.H. Baker, G.E. Boukarim, R. D’Aquila, and R.J. Piwko, “Subsynchronous resonance studies and mitigation methods for series capacitor applications”, IEEE PES, South Africa, 11-15 July 2005, pp.386-392

[10] IEEE Working Group, “IEEE Screening Guide for planned steady-state switching operations to minimize harmful effects on steam turbine-generators”, IEEE Trans. on Power Apparatus and Systems, Vol. PAS-99, no.4, July/August 1980.

[11] IEEE Standard for cylindrical-rotor 50 Hz and 60 Hz synchronous generators rated 10MVA and above

[12] IEEE Std 519-1992: ‘IEEE recommended practices and requirements for harmonic control in electrical power systems’, 2004.

[13] IEEE Std 1453-2004: ‘IEEE Recommended Practice for Measurement and Limits of Voltage Fluctuations and Associated Light Flicker on AC Power Systems’, 2005.

[14] IEEE Std 141-1993: ‘IEEE Recommended Practice for Electric Power Distribution for Industrial Plants’, 1994.

[15] IEC Std 61000-4-15: ‘Electromagnetic Compatibility (EMC) – Part 4: Testing and Measurement Techniques – Section 15: Flickermeter – Functional and Design Specifications’, 2003.

[16] Salor, Ö., Gültekin, B., Buhan, S., Boyrazoğlu, B., İnan, T., Atalık, T. et all: ‘Electrical power quality of iron and steel industry in Turkey’, IEEE Industry Application Conference, New Orleans, USA, 23-27 September 2007, pp.404-423.

[17] J. Machowski, J.W. Bialek, J.R. Bumby, Power System Dynamics and Stability, Wiley & Sons, 1997.