Enerji, Şalt, Enerji Kalitesi, Pano, Trafo, Kablo, Motor, Kesintisiz Güç Kaynağı, Topraklama, Aydınlatma, Test-Ölçüm, Elektrik Proje-Taahhüt, Elektronik, dergi

“RAKİP VE ÜRÜN ANALİZLERİ HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR”

ERSE KABLO

Erse Kablo Genel Müdürü Selami Sivritepe ile 2018-2019 yıllarına bakışını, planlarını ve sektörde yaşanan değişimler hakkında görüşlerini paylaştı.

Kablo sektörü açısından nasıl bir yılı geride bırakıyoruz? Firmanız ve sektör açısından 2018 yılı ile ilgili izlenimleriniz ve değerlendirmeleriniz nelerdir?

Herkesin malumu olduğu üzere, 2018 yılı ülkemiz ve sektörümüz açısından çok zor bir yıl olarak geçti. Ekonomimizde Ağustos ayında başlayan finansal dalgalanma ve resesyon hali, takip eden aylar içinde hedeflerimizde ciddi sapmalara sebebiyet verdi. Yabancı para birimleri karşısında Türk Lirası’nın pozisyonunda yaşanan bu ani değişimin sonucu olarak, firmalar bırakın orta ve uzun vadeyi çok kısa vadede bile öngörülebilir bir projeksiyon oluşturamamaya yol açan bir belirsizlik durumuna sürüklendi. Bu duruma, fon kaynaklarının piyasayı fonlamakta tereddüt yaşaması, yükselen faiz oranları ve bu vesile ile bozulan ödeme dengeleri de eklenince, sektörde ani bir daralma ve pazar paylarında küçülme meydana geldi.

Netice olarak, birbirine bağlı birçok unsurdan oluşan finansman zincirinin beklenmedik negatif bir değişime uğramasının etkilerini doğrudan olmasa da dolaylı olarak bizde fazlasıyla hissettik. Yurt içi pazarda bunlar yaşanırken; girilen bu ekonomik türbülans durumunu aşmak için ihracatımız tüm kaynakları ile destek olsa da, 2018 yılı ihracat açısından da çok önemli zorlukların ve sıkıntıların yaşandığı bir yıl oldu. Ana pazarımız olan Avrupa Birliği ile yaşadığımız dönemsel gerginlikler; Rusya ile yaşanan kriz sonrası, iki ülke arasındaki konjonktürel olarak olumlu seyreden gidişatın iş hayatına yansımasının beklenenden ağır olması; Kuzey Irak’ta yaşanan referandum ve etkileri; İsrail ve Ürdün gibi bazı ülkelerin sadece Türk Kablocularına yönelik getirmiş olduğu vergi oranları ve kısıtlamalar; dışa bağımlı olduğumuz bazı ham maddelerin üretici bazında yaşanan tedarik ve fiyat artışı sorunları; ABD ve Çin ekonomik savaşının piyasalara yansıması; İngiltere pazarında Brexit nedeniyle oluşan belirsizlik durumu, sadece dış faktörlere bağlı zorluklara birkaç örnektir. Sektör bazında firmaların ihracat pazar paylarını artırmak üzere aldıkları aksiyonlar ise ihracatın en büyük avantajlarından olan nakit akış hızının alıcılara anlamlı olmayan uzun vadelerde ürün tedarik edilmesi nedeniyle bozulmasına, zaten kritik bir çizgide ilerleyen kârlılık oranlarının ise daha da aşağı inmesine yol açtı. Bu noktaya kadar geçtiğimiz yıl için ferahlatıcı bir tablo ortaya koyamasam da, Erse Kablo olarak uzun yıllar öncesinde başladığımız özellikle geçtiğimiz beş yıllık stratejimizde, etkileri katlanarak artan şekilde görülen ve gelecekte yaşanabilecek bu ve benzer belirsizlik durumları için oluşturduğumuz; kurumsallaşmayı, sürdürülebilirliği ve kalite yönetim sistemlerini esas alarak her unsuru ile güçlü şirket yapısı oluşturmaya dayanan politikalarımızın olumlu çıktılarının toplamı ve sonucunda, miktar ve tonaj bazında değil ama, ciro olarak hedeflerimizin üzerinde tamamladığımız bir yıl geçirdik. Bunu başarabilmek için 2018 yılında güçlü yurt içi bayi yapımızı korumaya devam ederken, ihracatımızda belirlediğimiz büyüme oranlarına sadık kalarak; her iki pazarda da hedef kitlelerimize göre, müşteri ziyaretlerini ve pazarlama aksiyon planlarımızdaki stratejilerimizi sürdürdük. Diğer taraftan, üretim sahamızdaki ve AR-GE faaliyetlerimizdeki yatırımlarımıza devam ettik.

VERİMLİLİK ARTIŞI, ÜRETİCİ BİR FİRMANIN EKONOMİK AÇIDAN BÜYÜMESİNİN LOKOMOTİFİDİR

2019 yılı için kablo sektörünü ve firmanızı nasıl bir yılın beklediğini düşünüyorsunuz? Bu yıl sektör ve şirketler için ön planda olması gereken konular sizce nelerdir?

Öncelikle ifade etmeliyim ki maalesef geçtiğimiz yıl yaşadığımız ekonomik sıkıntıların etkileri halen devam ediyor ve bu durumun kısmi iyileşmeler olsa da devam edeceği öngörüsüne sahibiz. İnşaat sektörünün 2 yıldan önce toparlanacağını düşünmüyoruz. Mevcut piyasa koşullarında birinci önceliğimiz, risk ve finans yönetimidir. Agresif satış odaklı politikaların şirketleri risklere açık ve savunmasız hale getirdiğini göz önüne aldığımızda, bu kırılgan ortamın doğası gereği oluşacak olan risklerin tanımlanması, sınırlarının çizilmesi, limitlerinin belirlenmesi ve bunların çerçevesinde mevcut finansal araçlarla yönetilerek risk performansının düzenli olarak ölçülmesi yüksek önem arz etmektedir. Şirketlerin öncelikli hedefi, suni ciro bazlı bir büyümeden ziyade iç dinamiklerinden kaynaklı verimsizliklerin üzerine giderek olumsuzlukları bertaraf etmek, katma değerli ürünler ve verimliliğe odaklanarak kârlılıklarını arttırmak olmalıdır. Verimlilik artışı, üretici bir firmanın ekonomik açıdan büyümesinin lokomotifidir. Bu önceliklerimizde başarıya ulaşmak için ölçümler ve fizibiliteler yaparak, müşterilerimizden gelen geri bildirimlere göre hata paylarını azaltmaya özen gösteriyoruz. İş gücümüzün, makinalarımızın performanslarını düzenli olarak değerlendiriyor, lojistiğe verdiğimiz önemle hizmette müşteri odaklı bir yaklaşımı içselleştiriyor, entegre kalite yönetimini ise bir yaşam şekli olarak benimsiyoruz. Kaliteli hizmetle sunmuş olduğunuz süreçler, aslında müşterilerin satın aldığı ürünlerin birer parçası haline geldiği için büyük öneme sahip. Hiçbir hatanın kabul görmediği bu dönemde, rakip ve ürün analizleri hayati önem kazanan konulardan. Böyle dönemlerde bu aksiyonları daha sık ve daha titiz yapmak zorundasınız.

Rekabetin de farklılaştığı bu dönemde, verilerin etkin kullanılması ve veri analizinin daha da önem kazandığını rahatlıkla dile getirebiliriz. Günümüz şartlarında nokta tespitler yapmak, soğukkanlı olmak; sizin daha az hasar almanıza ve her şeye rağmen ilerleyerek yolunuza devam etmenize olanak sağlıyor. Sonuç olarak; 2019 yılı da bizim için diğer yıllar gibi dünü, bugünü ve geleceği değerlendirerek, değişimi destekleyerek ve en önemlisi kurumsal duruşumuzla beraber sektördeki yerimizi sağlamlaştırarak devam ettiğimiz bir yıl olacak.

İfade etmiş olduğunuz bu öncelikler çerçevesinde Erse Kablo olarak bu yıl nasıl bir strateji izleyeceksiniz? Hedeflerinize yönelik yol haritanızı oluşturdunuz mu?

Yaşanan tüm bu gelişmeler, bizim de şirket olarak hareket kabiliyetimizi artırmaya ve temel fonksiyonlarımızı ivmelendirmeye yönelik satışımızda daha rekabetçi, üretimimizde daha verimli olmak üzere yaptığımız faaliyetlere hız kazandırmamıza neden oldu.

Satışta ve üretimde ortak nokta hedefler belirledik, norm kadrolarımızı oluşturma bağlamında eğitime ve insan kaynaklarına verdiğimiz önemi sürdürülebilir ve netice alınabilir hale getirdik. Yapmış olduğumuz yatırımlar, kalifiye iş gücümüz, test laboratuvarlarımız, modern ve teknolojik alt yapı ve tesislerimizle kendimizi farklı bir noktaya taşıdığımız inancındayım. Katma değeri yüksek ürünler ile müşteri taleplerine en kısa sürede cevap vererek global pazarlarda rekabetçi olmayı hedefliyoruz. Kalite standartlarımızı global pazarlardan aldığımız geri bildirimlere göre şekillendiriyoruz.

Dünya teknolojide bu kadar gelişirken, otomasyon sistemleri gündemimizin önemli bir parçasıyken, 2018 yılında AR-GE Merkezi unvanını alarak gelişimi desteklediğimizin altını bir kez daha çizmiş olduk. AR-GE Merkezi’mizle ihracatımızda, istihdam ve kapasite oranımızda artış; ülkemizin ekonomisine ve olumlu Türk Malı imajının oluşmasına katkı sağlamayı ve yeni pazarların kapılarını aralayarak kurumumuza fayda sağlamayı hedefliyoruz.

İHRACATTAKİ 5 YILLIK STRATEJİMİZ, ULUSLARARASI ALANDA BİLİNEN VE GÜVENİLİR BİR MARKA OLMAK

Erse Kablo olarak yurt içi satışta bölgesel genişleyen bayi ağımızı daha da sağlamlaştırmak, 2013 yılından bu yana bayi ağımıza yaptığımız yatırımlarımızı korumak; mevcut satış yapımızda yurt içi ve ihracatımızda satış ekiplerimizin başarılarını desteklemek ve mevcut satış teknolojilerimizi geliştirmek önümüzdeki dönemdeki öncelikli hedeflerimiz arasında yerini koruyor. İhracattaki 5 yıllık stratejimiz, uluslararası alanda bilinen ve güvenilir bir marka olmak. Geçtiğimiz yıl şirket içerisindeki ihracat payımızı %48 seviyelerine çıkarttık, bu yıl ise bu oranı %60 seviyesine taşımayı hedefliyoruz.

Erse markası için bütün çalışanları ve yurt içi / yurt dışı müşterileri birer değer. Kurumsal bakış açımızla kurduğumuz sistemimizde, kurum içi ve kurum dışında “Birlikte Daha İleriye” felsefemizi yansıtmaya dikkat ediyoruz.

Yakında bayi portalımızı yayına almayı hedefliyoruz. Bayi portalıyla beraber, CRM alt yapımızı kuvvetlendirmeyi ve müşterilerimizle olan karşılıklı güven ilişkimizi korumayı, birlikte gelişmeyi, onlarla olan iletişimimizi arttırmayı planlıyoruz.

Dünya teknolojide bu kadar gelişirken, otomasyon sistemleri gündemimizin önemli bir parçasıyken, 2018 yılında AR-GE Merkezi unvanını alarak gelişimi desteklediğimizin altını bir kez daha çizmiş olduk. AR-GE Merkezi’mizle ihracatımızda, istihdam ve kapasite oranımızda artış; ülkemizin ekonomisine ve olumlu Türk Malı imajının oluşmasına katkı sağlamayı ve yeni pazarların kapılarını aralayarak kurumumuza fayda sağlamayı hedefliyoruz.

Zayıf akımda öncü kablo firması olarak, teknik altyapımızın sürekli gelişmesi ve bu konuya eğilen teknik kadromuzun alanında uzman olması, son teknoloji ikinci büyük laboratuvarımızı da kurmamız inovasyona bakış açımızı gösteriyor; ifade etmiş olduğum tüm bu unsurların toplamı da şirket stratejimiz ve yol haritamızın ipuçlarını veriyor.

Yeni Yapı Malzemeleri Yönetmeliği’nin (CPR) tüm Avrupa Birliği üyeleri ile birlikte, ülkemizde de uygulanmaya başlaması hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu yönetmeliğin sektöre ve ihracatınıza etkileri nasıl oldu?

Yapı Malzemeleri Yönetmeliğ’nin (CPR) amacı, yapı malzemelerin temel karakteristikleri ile ilgili performans beyanlarının ve malzemelere CE işaretinin eklenme kurallarının oluşturması ve bu malzemelerinin piyasa kriterleri açısından ilgili usul, esasların belirlenmesi ve karara bağlanarak “ortak teknik bir dil” oluşturulmasıdır. Yapı Malzemeleri Yönetmeliği’nin belirtilen esas ve yöntemlere göre uygulanması durumunda; standartlara uygun, kaliteli ve güvenilir kablo üreten her üretici için haksız rekabetin önlenmesi ve uluslararası bir marka olunması yolunda önemli bir dönüm noktası. Erse Kablo olarak, bu sürecin başından beri AR-GE faaliyetlerimiz, iç ve dış eğitimlerimiz, konferans ve sempozyumlara katılımlarımız ve pazar araştırmalarımızla beraber çözüm ortaklıklarımızla aktif bir çalışma içerisindeyiz.

İlgili yönetmeliğin devreye alınmasından bugüne, uzun bir süre geçtiğini değerlendirirsek, halihazırda sektörümüz özelinde halen yapılacak olan yeni yapılarda üretmiş olduğumuz kabloların performanslarına göre belirlenen CPR sınıflarının nerelerde kullanılacağı netleştirilmedi. Avrupa’da da aynı durum söz konusu. Taslak çalışmalar mevcut, fakat henüz resmi bir yayın mevcut değil. Yatırımlar noktasında baktığımızda, Erse Kablo bünyesinde kendi CPR laboratuvarımızı kurduk ve şu anda akredite olmak için fizibilite çalışmaları yürütüyoruz. Hammadde geliştirmeleri için harcadığımız kaynaklar, test ve belgelendirme ücretleri düşünüldüğünde tüm bu unsurların maliyetlerimizin artmasına ciddi etkisi oldu.