Enerji, Şalt, Enerji Kalitesi, Pano, Trafo, Kablo, Motor, Kesintisiz Güç Kaynağı, Topraklama, Aydınlatma, Test-Ölçüm, Elektrik Proje-Taahhüt, Elektronik, dergi

İş Değerini Ortaya Çıkaracak Edge IT Kontrol Stratejileri

Eaton

Ağın yakınında oluşturulan ve işlenen IT anlamına gelen Edge IT son zamanlarda oldukça revaçta olan bir trend.

Herkes ve her şey birbirine bağlı olduğunda verilerin toplanması ve işlenmesi için en iyi yer, son kullanıcı ve son cihazlara yakın olacak şekilde eylemin gerçekleştiği yer olduğundan, bu oldukça mantıklı bir sistem. Kullanım senaryoları, gecikme süresi ile acil analiz ve reaksiyon ihtiyacı nedeniyle, uygulamaların ağın yakınında konuşlandırılması gerektiği alanlarda özellikle etkili. Bu konudaki en iyi örneklerden bir tanesi; veri merkezine geri taşınmaktansa yerel olarak kontrol edilebilen, birbirine bağlı bir dizi cihaz, araç, kamera ve ortam sensöründen aldığı veriler üzerinde optimize edilmiş yeni nesil üretim platformu olan Endüstri 4.0.

Ancak Edge, ağın nasıl kontrol edileceğiyle ilgili sorulara sebep olurken, biz de bundan bir sonuç çıkarmaya başlayabiliriz. Edge IT’in duyarlılığı, esnekliği ve elde edilebilen verinin ölçeği, yeni veya iyileştirilmiş servis veya iş verimliliğinin yaratılmasına yardımcı olabiliyor. Fakat verilerin değerini ortaya çıkarmak, ağda neler olup bittiğinin görülmesine ve ağın neleri bildirdiğini anlamakla sınırlı.

Gartner, merkezileştirilmiş geleneksel veri merkezinin dışında yaratılmış ve işlenmiş olan ve şirket tarafından yaratılan verilerin miktarının, bugünkü %10’luk oranından 2022’de %50’ye yükseleceğini tahmin ediyor. Bağlantılar ve veri işlemelerindeki artış veri merkezlerinde ve ilgili teknolojilerde olağandışı bir yükselişe yol açıyor; IDC’ye göre ise ağın yakınında bulunan cihazlardan toplanan verileri değerlendirmek için zamanı azaltma ihtiyacıyla, Edge IT altyapısı için yapılan harcamalar 2020 yılına kadar IoT için yapılan toplam harcamaların %18’ine ulaşacak.

Veri Değeri

Günümüzde, odak noktası Edge ağlarının kontrolüdür, fakat bunu yaparken verilerin, işletmelere gelecekte katabileceği değere dikkat edilmelidir. Tipik bir Edge konuşlandırması, birlikte büyük oranda veri üreten sensörler ve cihazların oluşturduğu bir zeminden oluşmaktadır. Mevcut güç yönetimi teknolojilerini kullanarak, toplanabilen ve çoğaltılabilen veriler daha anlamlı trendlere göre analiz edildiği buluta yönlendirilip, eylemin gerçekleşebileceği panolarda sunulabilir. Bulut, daha iyi ortam izlemesi, güç yönetimi konusunda daha büyük farkındalık ve arttırılmış verimliliğin yanı sıra arızaları önleyecek ve durma süresini ve masrafları azaltacak önleyici bakım sağlayabilir.

Edge üzerinden açıkça aldığımız mesaj şudur; ağın her noktasında gerçekleşen olayları tanımlayacak ve bu verilerden faydalanacak hizmetleri oluşturacak bir altyapı var veya böyle bir altyapının kurulması mümkün.

Kontrol Stratejileri

Bununla birlikte, veri merkezlerinin dağıtılması, eylemler üzerinde daha az kontrol ve iç görü olduğu ve bundan dolayı uzaktaki tesislere otonomi verildiği varsayımını beraberinde getirebilir. Bu IT için yanlış ve tehlikeli bir varsayımdır. Son kullanıcılarınıza veya uç cihazlarınıza mümkün olduğu kadar yakın olmak için geçerli sebepler vardır, ancak bu sistem üzerinde daha az kontrol sahibi olmak anlamına kesinlikle gelmemelidir. Aslında, bunun tam tersi doğrudur, uzak konuşlandırmalar üzerinde daha büyük bir anlayış ve kontrole kesinlikle ihtiyaç vardır.

Dağıtılmış Edge ortamlarında, ağda olanları izlemeyi merkezileştirmek kontrol sağlamanın en iyi yoludur. Bunu yapmak, uygulamalar üzerinde eyleme geçirilebilir kontrol ile gerçek zamanlı iç görüleri, ağda neler olduğunu anlama veya buna uygun olarak protokolleri başlatma gücü ile sunmaktadır.

Veri merkezlerinde doğru izleme imkanlarının olması bir zorunluluk olarak kabul edilmekteyken, bazı profesyoneller neden hala dağıtılmış konuşlandırmalarla risk almaktadır? Görülemeyen veya anlaşılamayan olguları yönetmek, imkansız değilse bile, zordur. Daha büyük ölçekli veri merkezlerinde birleştirilmiş izleme çözümü; işletimsel yönetim, varlık ve tesis yönetimi için bir merkez görevi gören DCIM (Veri Merkezi Altyapı Yönetimi) idi. Ancak DCIM, Edge uygulamalarında bir balyoz etkisine sahiptir, bu görev için teknik süreçlerde gereğinden fazla kalmış, aşırı derece pahalı ve uygulaması çok karmaşıktır.

Edge IT ise uzak yan işletimi basitleştiren ve sadece gerekli olan izleme ve kapasite bilgisini veren daha düşük ağırlıklı bir araç olup, bunları sezgisel ve anlaması kolay bir şekilde yapmaktadır. Bunların hepsi DCSO (Veri Merkezi Servis Optimizasyonu) ile mümkündür.

DSCO, konuşlandırmaların sağlığının benzer merkezileştirilmiş genel bakışına sahip olmakla beraber, daha ucuzdur ve konuşlandırması daha hızlıdır. Ayrıca, DSCO’nun müşterinin beğenisine sunulma tarihi önemli ölçüde azdır, proje kapsamı düşüktür ve bütçeye olan etkisi daha az sancılıdır. Üstelik, DSCO yalnızca sadeleştirilmiş ve daha anlaşılabilir bir formattaki uygun bilgiyi vermektedir, bu şekilde de gücü anlama konusunda kısıtlı özgüvene sahip veya geniş IT sistemlerini izlemesi gereken ve hızlı ve uygun iç görülere ihtiyaç duyan profesyoneller için bir nimettir.

DSCO’nun basitliği, sanallaştırma ve iş sürekliliği protokolleri yoluyla personelin, sorunlara daha hızlı tepki verebilmek için konuşlandırmalarda daha fazla bilgiye dayalı kararlar almasına veya tam otomasyonu sağlamasına olanak tanımaktadır. Yani, deyim yerindeyse yazılım tanımlı bir tesistir.

Sonuç

Pek çok veri merkeziyle olduğu gibi, konuşlandırmaların boyut ve ölçeğinde de yukarıya doğru sıra dışı bir gidişat söz konusudur. Edge IT bu trendin bir parçasıdır. Burada hedef, ulaşılabilecek en iyi hedefi tanımak ve bu hedefe görünürlük ve kontrol yoluyla ulaşılıp ulaşılamayacağını anlamaktır. Veri merkezi ve IT profesyonelleri Edge konuşlandırmalarını izlemek ve yönetmek için gereken araçların karmaşıklığı ile ilgili aşırıya kaçmamak konusunda dikkatli olmalıdır. Bununla birlikte, önemli olan konuşlandırmanın boyutu veya yeri değil, hizmet ettiği amaçtır. Edge konuşlandırmasını daha iyi anlamak ve kontrol etmek mutlak bir ihtiyaçtır, bunu başarmak da merkezileştirilmiş izlemeyle mümkündür. Bunları gerçekleştirme yollarından bir tanesi iç görü kazanmak için doğru altyapıya sahip olmak, diğeri ise eldeki alt yapıdan tam olarak faydalanmak ve yatırımdan kazanç elde etmek için DCSO aracını kullanmaktır. Görünürlük ve kontrol önemlidir ve tüm iyi tasarımlarda olduğu gibi, en iyi kontrol stratejileri aslında en basit olanlardır.