Enerji, Şalt, Enerji Kalitesi, Pano, Trafo, Kablo, Motor, Kesintisiz Güç Kaynağı, Topraklama, Aydınlatma, Test-Ölçüm, Elektrik Proje-Taahhüt, Elektronik, dergi

JEOTERMAL ENERJİNİN YAYGINLAŞMASI İÇİN ÜNİVERSİTELERLE İŞ BİRLİĞİ İÇİNDE OLUNMASI LAZIM”

Jeotermal Elektrik Santral Yatırımcıları Derneği Başkanı Ali Kindap ile Türkiye’deki jeotermal enerji kaynaklarını, kullanım alanlarını ve geliştirmek için yapılan projelerden bahsettik.

Röportaj: Deniz Güldal

Jeotermal enerjinin kullanım alanları nelerdir?

Jeotermal enerji, elektrik üretiminin yanında kentsel ısıtma, soğutma, seracılık, balıkçılık, sulama, kurutma gibi pek çok alanda faaliyet gösteriyor. Fakat ülkemizde yaygın olarak elektrik üretimi için kullanılmaktadır. Ikincil yatırımlar için sağlanacak teşviklerin yatırımları artıracağı inancındayız.

Türkiye’de jeotermal enerji kaynakları verimli bir şekilde kullanılıyor mu?

Maden, Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nün (MTA) araştırmaları ve 10. Kalkınma Raporuna göre yapılan araştırmada, Türkiye, 31.500 MWt olduğu hesaplanan jeotermal enerji potansiyeli ile Avrupa’da 1., dünyada ise 4. sırada. Ancak, günümüzde gelişen teknoloji, sayısı hızla artan araştırmalar ve sondajlar göz önüne alındığında, bu teorik potansiyelinin güncellenmiş değerinin 62.000 MWt olduğu düşünülmektedir. Bu kapsamda potansiyelimizin altında olduğumuzu söyleyebiliriz.

Jeotermal projelerde verimliliği artırmaya yönelik ne gibi çalışmalar yapılmalı?

Jeotermal kaynağın ikincil kullanım alanları için teknoloji yakından takip edilmeli, hibrit santraller için düzenlemeler yasal bir zemine oturtulmalı ve özellikle seracılık faaliyetleri ile ilgili var olan ve olacak projelerle ilgili çalışmaların hız kazanmalıdır.

Jeotermal enerji santrallerinin kurulumundan önce çevresel sorunların önüne geçmek için ne gibi önlemler alınmalı?

Öncelikle yenilenebilir enerji kaynaklarından biri olan jeotermal enerjinin fosil yakıtların neden olduğu çev- re sorunları ile kıyaslanamayacak kadar temiz bir enerji türü olduğunu unutmamak gerekir. Santraller kurulmadan önce ilgili kamu kuruluşlarından çevresel yetki belgeleri alınıyor.

Santraller kurulduktan sonra sıkı denetime tabii tutuluyor. Re-enjeksiyon çevresel sorunları büyük ölçüde azaltmakta bunun yanı sıra çıkan karbondioksit ve sülfür gibi gazlar başka sektörlerde değerlendirilmek üzere depolanıyor. Depolama işlemleri ile ilgili de çalışmaları yürütmeye devam ediyoruz.

Jeotermal enerji santrallerinin kurulmasında ve sonrasında devlet teşviklerinin durumundan bahseder misiniz?

10,5 Cent alım garantisi 2020 yılına kadar bize sağlanan teşviklerden. Yatırımcılarımızın özverili çalışmaları ve devlet teşvikleri sayesinde yatırımlarımız hız kazanmaya devam ediyor. 2020 yılı sonrası, jeotermalde ikincil yatırımların da teşvik kapsamına alınması, sektörümüzün canlanması ve ülke ekonomimiz açısında büyük avantajlar sağlayacağına inanıyorum. Ayrıca 24 Haziran 2016 tarihli ve 29752 sayılı Resmi Gazete’de Yenilenebilir Enerji Kaynaklarından Elektrik enerjisi Üreten Tesislerde Kullanılan Yerli Aksamın Desteklenmesi Hakkında Yönetmelik yayımlanmış, yurt içinde imal edilerek yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üreten tesislerde kullanılan aksamın ve/veya aksamı oluşturan bütünleştirici parçaların, YEK Kanunun ekinde yer alan II sayılı Cetvele göre ilave fiyatın uygulanabilme koşulları ile her bir başvuru kapsamında uygulanacak ilave fiyat miktarının belirlenmesi, belgelendirilmesi ve denetlenmesi ile ilgili usul ve esaslar belirlenmiş durumda.

Bu işin bir de hukuki boyutu söz konusu. Konuyla ilgili kanunlar, mevzuatlar sizce yeterli mi? Eksiklikler var dediğiniz yerler var mı?

Jeotermal enerji kaynaklarının kullanım alanlarının yaygınlaştırılması ve özellikle ikincil yatırımlarda hız kazanılabilmesi için, işin hukuki boyutu oldukça önemlidir. Yer almasını istediğimiz temel konulardan biri, lisanssız hibrit tesislerin jeotermal santrallerin iç elektrik tüketimlerinde kullanılması için gerekli yasal düzenlemenin yapılması, ACC ve ısı eşanjörlerinin teşvik kapsamına alınması. Bir diğer konu da bakanlığımızın üzerinde yeni çalışmaya başladığı ısı taslağının bir an önce nihayetlendirilmesi öncelikli konularımız arasında yer alıyor.

Jeotermal enerji santrallerde kullanılan ekipmanların ne gibi özelliklere sahip olması gerekir? Son dönemlerin teknolojik trendleri nasıl entegre edilebilir?

Tüm ekipmanların yerli milli üretim olması için çaba ve çalışmalarımız sürüyor. Bu oran mevcutta %70’ler civarındaydı. Bizim hedefimiz %90’lar seviyelerine yükselmesi.

Çevreye bir zararı var mı ya da verilen zarar ne kadar sürede tolore ediliyor?

Mükemmel temiz enerji diye bir şey henüz yok maalesef. Başta da belirttiğimiz gibi fosil yakıtlarla kıyaslanmayacak kadar temiz bir enerji kaynağı olup, dünya üzerinde bulunan enerji kaynak alternatifleri arasında en temizleri arasında yer alıyor. Gelişmiş ülkelerin enerji kaynaklarına bakıldığında; yenilenebilir enerji kaynak kullanımınlarının artmış olduğunu ve bununla ilgili pek çok çalışmanın yürütüldüğü görülecektir. Daha da temiz bir enerji kaynağı bulabilmek adına çok çalışıyoruz.

Dünya ile karşılaştırdığımızda jeotermalin elektrik üretiminde kullanılmasının Türkiye olarak neresindeyiz? Konuyu geliştirmek adına hem özel sektörün hem de devletin ne gibi çalışmalar yapmasını önerirsiniz?

Toplam kurulu güç değerlendirmesinde 1.347 MWe ile şu an 4. sıradayız. Türkiye’de jeotermal enerji kullanımın toplam enerji kaynakları içerisindeki payı % 2 civarında. Artırlabilmesi için, ilgili yasal düzenlemelerin yapılması, jeotermal enerji ile ilgili okullarda eğitimlerin verilmesi, halkın bilinçlandirilmesi ve tabii ki yetkinlik sahibi personel kazandırmaya yönelik bölümlerin açılıp üniversite birliğinin sağlanması gerekiyor.